KAF SİN KAF BİSİKLETÇİLERİ

Karşıyaka Nostalji sayfamızda bu ay Kaf Sin Kaf’ın Bisiklet şubesinden bahsedeceğiz. Bildiğimiz üzere İzmir’de levanten aileler tarafından başlayan bisiklet sporu, Karşıyakalı gençlerin de ilgisini çekmiş, Karşıyaka Spor Kulübü bünyesinde başarılı sporcularımız yetişmiştir. Özellikle 1930’larda Karşıyakamız çeşitli şampiyonlar yetiştirmiştir. Keyifli okumalar.

 


19. yüzyıl’ın sonlarında Bornova’da levanten aileler tarafından bisiklet yarışları, atletizm müsabakaları içerisinde yer alıyordu. Karşıyaka’lı Rumların da bisiklet sporuna ilgisi aynı yıllarda vardı.


Osmanlı Devleti’nde halk, bisikletle ilgili bilgileri önce basından öğrenmiş ve kendilerine oldukça yeni olan bu alete Fransızca söyleminden hareketle “velospit” veya “velosipet” adını vermiştir. Çeşitli kaynaklarda detaylı bilgiler mevcut.

Cumhuriyet sonrası ise İzmir’de Türk kulüplerinde bisiklet sporuna önem gösteren kulüplerin başında Altay bulunuyor.

Kulübümüz bisiklet şubesinin yükselişi ise biraz daha geç gerçekleşmiştir.

İZMİR’DE İLK KEZ DÜZENLENEN 100 KM MUKAVEMET YARIŞLARI - 1928

1928 yılında Göztepe kulübü tarafından tertip edilen 100 km. mukavemet yarışı İzmir şehri için bir ilkti. İzmir’de bu zamana kadar(askeri ve sivil) ilk kez bu uzunlukta bir müsabaka organize edilmiştir.

Burada şunu ifade etmemiz gerektir ki, Karşıyaka Spor Kulübü yanında Karşıyaka Sebat Kulübü de bu yarışa katılmıştı. Kulübümüz sporcusu Abdullah bey yarışı kazanmış, Göztepe’den Macid bey ikinci olmuştu.

Kokaryalı’daki köprünün sıfır numerolu kilometresinde,yeni Türkçe rakamlara sahip 11 bisikletçi hazırdı.
Sabah saat 08:00’de başlayan yarışa katılan kulüpler şöyleydi;

Karşıyaka Sebat kulübünden 3 kişi: Faik, Niyazi ve Agah beyler.

Sakarya kulübünden 2 kişi: Tevfik ve Sami beyler

Altay kulübünden 1 kişi: Necdet bey.

Karşıyaka Spor Kulübünden 2 kişi: Abdullah, Feyzi beyler

Göztepe kulübünden 3 kişi: Macid, İsmail Seydi, Yusuf Ziya beyler.

 

Yarış rekorunu kıran Kaf Sin Kaf’tan Abdullah bey 4 saat 4 dakika 30 saniye’de 100 km’lik yarışı kazanmıştı.

1930’larda ise Kaf Sin Kaf mıntıka bisiklet şampiyonluğunu defalarca kazanmıştı. Niyazi, Hanri ve Riri Korsini isimli bisikletçilerimiz uzun seneler bisiklet şampiyonluklarında derece yapmışlardı.

Hatta Niyazi bey’in 1932’de mıntıka yarışlarında kırdığı rekor, Dünya Rekoru muadilinde olduğu, ve federasyona resmen bildirildiği gazetelerde yazılmaktaydı.

Bu şampiyonluklarımızdan birkaç örnek verelim, Karşıyaka’nın bir “Spor Kulübü” olduğunu ve hem bu şehrin hem de Türk sporunun öncü kulübü olduğunu aktaralım sizlere…

1932’de Bornova – Mersinli arası 1 km. müsabakaya katılan Niyazi bey 1 dakika 50 saniye ile dünya rekorunu kırmıştır. Yine aynı gün Göztepe-Urla arası 40.km’de rekor kırmamış olsa da en yakın rakibine 400 metre fark atmıştı.

Balkanlarda yapılacak Milli Takım seçmeleri 1934 yılında Urla yolunda yapılmıştı. 80 km’lik bu yarışa katılan kulüpler şöyleydi:

Karşıyaka Spor Kulübünden: Niyazi ve Hanri beyler.

Altay’dan: Mustafa, Mehmet ve Pol beyler.

İzmirspor’dan: Kazım, Süleyman ve Şevket beyler.

 

Müsabakalar Narlıdere’den sonraki 15.km’den başlanarak, Urla İskele’den dönülerek 80.km’lik bir yarış olmuştu.

Yarışı Hanri bey kazanmış, ikinci ve üçüncü Altaylı sporcular olmuştu.

1935 yılında ise kulübümüz sporcularından Riri Korsini yine Balkan oyunları için Milli takım seçmelerinde Güzelyalı-Urla iskele arası 50 km’lik yarışta birinci gelerek başarılı olmuşlardır.

1936 yılında yine Korsini, İzmir mıntıka şampiyonu oluyordu.

Ayrıca güzel bir bilgi daha verirsek, önceki yazılarımda bahsettiğim, 1923 yılında Karşıyaka’da kurulan Yeşil Yuva isimli mektebli çocukları yetiştiren kulüp, ismini Karşıyaka İdman Ocağı olarak değiştirip, 1928 yılına kadar İzmir mıntıkasında bulunmaktaydı. Bu kulübün kurucu futbolcularından ve sonraki dönemde Karşıyaka Spor Kulübü’nün önemli futbolcularından olacak “Keresteci” lakaplı Ziya Köknar’dan bahsetmek isterim.

Ziya bey, İzmir’in ilk motosiklet kulübü olan Harley Davidson kulübünü aynı yıllarda kurmuştu.

Kısaca aktardığımız Kaf Sin Kaf Bisiklet şubemizin, İzmir şehrinin öncü şubelerinden olduğunu defaten sizlere aktarıyorum.

Böylesine önemli ve tarihi sporcular yetiştiren kulübümüzün tarihine koleksiyonumdan, 1929 tarihli Kemalpaşa seyahatine giden bisikletçilerimize ait fotoğrafı armağan ediyorum.  

İyi ki varsın Kaf Sin Kaf…

Araştırmacı: Bedri Cumhur Doğu

 

 KAF SİN KAF BİSİKLETÇİLERİ - KARŞIYAKA HABER GAZETESİ

 

 

 

1 KASIM 1912 – 1 KASIM 2021 – BİZ KARŞIYAKALIYIZ!


Karşıyaka Nostalji sayfamızda kulübümüzün “tarih-i tesisi” yani kuruluş tarihi vesilesiyle anma yazısı hazırladık. 109 yıldır kuruluş değerlerini ve amaçlarını yaşatma gayretinde olan Karşıyaka Spor Kulübü, başarılarını ve bu bir asırlık değerleri günümüzde gençlere aşılamaya devam ediyor. Sporda kurumsal manada öncü olan tarihimizdeki ilkleri, bilinmeyenleri aktardığımız bu sütunlardan sizlere aktarıyoruz.

İzmir’de spor denildiği zaman öncelikle Karşıyaka’mızın ismi ön plana çıkmaktadır. Karşıyakalı Türk gençleri, memleketin ahvaline paralel şekilde 1912 yıllarından itibaren, levanten ve ecnebilerin tekelinde olan spora ve özellikle futbola karşı reaksiyon göstermişlerdir.

Osmanpaşa Camii Şerifi(Ferik Osman Paşa-Günümüzde Zübeyde Hanım’ın kabrinin bulunduğu camii) yanındaki meydanlıkta bulunan tarla’da top koşturarak bu sahada bizde varız demişlerdir.

Tabi olarak bu kuruluştan bahsetmeden önce genel İzmir sporu ve Müdâfaa-i Milliye Cemiyeti’nden  bahsetmemiz gerekmektedir.

 

Kurulan Karşıyaka Türk Mümarese-i Bedeniyye Terakki Kulübü namında örgütlenen Kaf Sin Kaf gençleri, Müdâfaa-i Milliye Cemiyeti idaresi altında 1914 yılı sonu 1915 yılı başında resmen teşkil etmişti.

 

Kuruluş gayesi netti: “Türklüğün gücünü yükseltmeye çalışmak”.

 



İZMİR’DE DURUM NE İDİ?

 

İzmir’de ise II.Meşrutiyet’in ilanına kadar(1908) Türkler arasında futbol oynanmadı desek yeridir. II. Meşrutiyet ile gelen bir çok ıslahat hareketi, öncelikle mekteplere sporun girmesini sağladı.

İzmir İdadisi, isim değiştirerek İzmir Sultanisi olduktan sonra, “terbiye-i bedeniye” ve “mümarese-i bedeniye” dersleri resmi programa alındı.

O dönemde spor üzerine hoca bulmak problemdi. Selim Sırrı (Tarcan) bey’in İzmir İdadisi’nde 1890’ların sonunda ve 1900’lerin başında jimnastik dersleri verdiğini biliyoruz.

Araştırmalarımız sonucu Avrupa’da “Yakın Şark Bilardo Şampiyonu” olarak ün yapan bir Ermeni aydını Melikyan hoca bulunmuş ve mektebe alınmıştır. İşte İzmir’de futbolu ilk öğretmeye başlayan kişi Ermeni asıllı Osmanlı vatandaşı Melikyan efendi olmuştur.

Melikyan efendi önce okulun yatılı ve gündüzlü öğrencileri arasında iki futbol takımı kurup, onlara maçlar yaptırdı. Maçlar Göztepe semtindeki Pelops kulübünün sahasında icra edildi.

Meşrutiyetten önce Türkler futbol oynamıyordu ancak futbol faaliyeti levanten ve ecnebiler arasında vardı. Burada İzmir’in ilk Türk futbolcusu olarak nitelendirebileceğimiz Talat (Erboy)’a bir parantez açmamız gerek.

Talat bey, 1904 yılında İzmir Amerikan Kolejinde öğrenciyken, mektebin futbol takımında futbol oynadı. Daha sonra Avrupa’da tahsil görüp döndü. Ve dönüşünde İzmir Sultanisi Mektebi takımında oynadı.

İlerleyen zamanda İzmir Sultanisi hakkında geniş çaplı bir yazı hazırlayacağım. Görülmemiş ve bilinmeyen bir çok bilgi ve belgeye ulaştım. Nasip olursa bunları aktaracağız.

KARŞIYAKA ÖRGÜTLÜ MÜCADELEYE GEÇİYOR!

İzmir’de süren bu spor hareketleri ve futbol özelinde 1915 yılına kadar sürerken, Karşıyaka’da ise Karşıyakalı gençler ecnebi ve levanten takımlarına karşı mektepler harici bir kulüp kurdular.

1912’den 1915’e kadar mekteplerde süren futbol hareketlerinin içerisinde de bulunan Karşıyakalılar, 1912’de düzensiz gelişen spor hareketlerine öncülük ederek, İzmir’in ilk Türk kulübünü organize ettiler.

Yazının başında da belirttiğimiz üzere, Osmanpaşa Camii yanındaki meydanlıkta bulunan tarla’da ki biz buraya Omiros tarlası olarak biliyoruz, zeytin ağacı gölgesinde ilk toplantısını gerçekleştirdiler.

1916 yıllarında ise kurucularının savaşlara katıldığını bildiğimiz kulübümüz, bu süreç zarfında faaliyetlerini kısıtlamak zorunda kaldı.

9 Eylül 1922 tarihinde işgali sona erdiren büyük kurtuluş ile birlikte Teşrinievvel(Ekim) 1922 yılında, içerisinde eski kurucularında bulunduğu 58 kişi, kulübü Karşıyaka Gençler Birliği adında yeniden canlandırdı.

İzmir’de futbol dışında ilk kez yapılan sporlara baktığımızda ise yine Karşıyaka’nın öncü olduğunu görebiliriz.

1923 yılında Atletizm ve Voleybol, 1924 yılında Tenis ve Denizcilik, aynı yıllarda Bisiklet, Boks gibi dallarda İzmir’de faaliyetlerini sürdürmüştür.

Haziran 1923’te Karşıyaka’da  bir kulüp daha kuruldu. Yeşil Yuva isimli bu kulüp, mektepli öğrencileri yetiştiren bir kulüp olarak Karşıyaka gençleri tarafından kuruldu. Resmi açılışı Ağustos 1923 tarihinde oldu ve kulüp merkezi Karşıyaka Banka Sokağında idi.

Bu kulüp adını daha sonra İdman Ocağı olarak değiştirdi. 1927 sezonuna kadar İzmir mıntıkasında yer aldı. 1928 yılından itibaren kulüp oyuncuları Karşıyaka Spor Kulübü’ne katıldı.

Futbolda ilk İzmir mıntıka şampiyonluğumuzu 1925-26 sezonunda aldık. İlk milli futbolcumuz yine bu tarihlerde Vahyi(Oktay) bey olmuştu.

Vahyi bey hakkında detayları daha önceki yazılarımda ilk kez aktarmıştım. Bilinmeyen bir başka bilgiyi ilk kez aktarırsak; 1928 Olimpiyatları’na katılan ilk Karşıyaka’lı olma ünvanı da kendisine aittir.

22 Nisan 1925 tarihinde kulüp başkanı Fikri(Altay) bey, kulübün isminin Karşıyaka Spor Kulübü olarak değiştirildiğini tüm İzmir’e bildirmiştir.

13 Ekim 1925 tarihinde Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk kez kulübümüzü ziyaret eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, takdir ve tebriklerini, şeref defterimizde büyük onurla taşımaktayız.

Eşsiz kurtarıcımız ikinci ziyaretini 24 Haziran 1926 tarihinde yaparak, Türkiye Cumhuriyeti’nde yine ilk kez bir spor kulübünü ikinci kez ziyaret edip, onurlandırıyordu.

Tam 18 spor branşında faaliyet göstererek, İzmir’de sporun öncülüğünü yapan tüm kurucularımızı, emek veren, iz bırakan tüm yöneticilerimizi saygıyla anıyorum.

İzmir’de yaşadığımız ilkleri ve bilinmeyenleri zaten yazılarımı okuyanlar biliyorlar. Karşıyaka’nın erken dönemini ortaya çıkartmaya ve bu sütunlardan aktarmaya devam edeceğiz.

Yazımı, kurucularımızdan “Kaf Kaf Kaf Sin Sin Sin Kaf Sin Kaf Sin Kaf” tezahüratının yaratıcısı Cemal Ahmed bey’in “Karşıyaka Marşı” ile sonlandırmak istiyorum.

Çok yaşa şanlı Kaf Sin Kaf çok yaşa

Taç ettik gençlikte biz seni başa

 

Gençliği yaşatmaktır gayemiz

Kaf Sin Kaf gençleriyiz

 

Kalmasın kalbinde acı bir sızı

Ufkunda sallansın yeşil-kırmızı

 

Gençliği yaşatmaktır gayemiz

Kaf Sin Kaf gençleriyiz

 

Kaf Kaf Kaf, Sin Sin Sin, Kaf Sin Kaf! 

Araştırmacı : Bedri Cumhur Doğu


OKUMAK İÇİN;

KARŞIYAKA HABER - KARŞIYAKA NOSTALJİ SAYFASI