Diana Hamamları Kaynağı Haritası 1844


Çok nadir Diana Hamamları kaynağı haritası... Barbieri tarafından 1844 yılında hazırlanmış, 1867 yılında Bonaventure F.Slaars tarafından hazırlanan tezde paylaşılmıştır.
1-Bahçeler
2-Bataklık veya sığ su
3-Çayırlar


TÜRKİYE OTELİ / SELANİK

8 Mayıs 1899 yılında "Journal de Salonique" isimli gazetede ki reklamı



TÜRKİYE OTELİ / SELANİK / 19.YÜZYIL SONLARI

Osmanlı Türkçesi yazıda "Türkiye Oteli" yazmakta. Altta Fransızca ve Rumca da aynı isim yazılı.
Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923 yılında kurulmuştu. Görmüş olduğunuz fotoğraf ise 19.yüzyılın sonlarında Selanik'ten. Selanikte 1899 yılında çalıştırılan Türkiye Oteli henüz ülkemiz kurulmadan bu adı yaşatıyordu.
Bu vesile ile 1881 yılında Selanik'te dünyaya gelen Mustafa Kemal Atatürk'ün ruhu şâd, mekânı cennet olsun.

Dijital İzmir Kütüphanesi 2019

İZMİR'İN KIYMETLİ ŞAHSİYETLERİ - 1 - İsmail Hakkı İzmirli



İZMİR'İN KIYMETLİ ŞAHSİYETLERİ - 1 -

İsmail Hakkı İzmirli

İzmir’de doğdu. Çubukçu Hüseyin Efendi’nin torunu ve yedek yüzbaşı Hasan Efendi ile Giritli Hafize Hanım’ın oğludur. Küçük yaşta iken babasını kaybetti ve kardeşiyle birlikte annesi tarafından yetiştirildi. İlk öğrenimden sonra babasının amcası Âmâ Hâfız’ın yanında hıfzını tamamladı. Bir yandan medrese dersleri alırken öte yandan rüşdiyeyi bitirdi ve Ağustos 1891’de Namazgâh İbtidâî Mektebi’ne muallim tayin edildi. Aynı yıl İzmir Dârülmuallimîni’nde fahrî hocalığa başladı, bu arada İzmir İdâdîsi’nde imamlık ve hocalık yaptı. 13 Ocak 1890’da İstanbul’a gitti ve Dârülmuallimîn-i Âliye’nin ilk talebeleri arasına girdi, 1892’de Edebiyat Şubesi’nden mezun oldu. Medrese tahsiline İstanbul’da da devam eden İsmail Hakkı, Fâtih dersiâmlarından Hâfız Ahmed Şâkir Efendi’den icâzet aldı. Dârülmuallimîn-i Âliye’deki hocaları arasında en çok etkilendiği Ahmed Âsım Efendi ile irtibatını devam ettirdi ve mezun olduktan sonra ondan Fuṣûṣü’l-ḥikem’i okudu. Ahmed Âsım ve Ahmed Şâkir efendiler onun ilmî şahsiyeti üzerinde derin etkiler bırakmıştır. İsmail Hakkı ayrıca Hüseyin el-Ezherî’den Şâzeliyye tarikatı icâzetnâmesi almıştır.

1896 yılında Maarif Nazırlığı Encümen-i Teftiş ve Muayene heyeti üyeliği, 1908-1909 yıllarında Daru’ş-Şafaka müdürlüğü, 1909-1913 yılları arasında Darü’l-Fünûn Ulûm-ı Şer’iyye ve Edebiyye şubeleri müdürlüğü, 1914-1918 yılları arasında Darü’l-Hilafeti’l-Aliye müfettişliği, 1922-1924 tarihleri arasında Umur-ı Şer’iyye ve Evkaf Vekaletine bağlı Tedkikât ve Te’lifât-ı İslâmîyye Heyeti üyeliği ve başkanlığı, 1931’de İlahiyat fakültesi başkanlığı, yapmış olduğu idarî görevlerdir.

İzmirli İsmail Hakkı, son dönem Osmanlı ve ilk dönem Cumhuriyet âlimlerinden birisidir. Başta Kelam olmak üzere, pek İslamî ilimlerde kitap ve makaleler neşretmiş olan İzmirlinin fıkıh alanıyla ilgili de pek çok çalışması mevcuttur.

İslâmî ilimlerin yanı sıra, başta Arapça olmak üzere Farsça, Fransızca, Rumca ve Latinceyi bilen İzmirli İsmail Hakkı, mektep ve medresenin birlikte bulunduğu bir dönemde her iki kurumda okutulan derslerden de istifade etmiştir. Devrinde okutulan bütün dersleri görmüş, batı ilimlerinin yanı sıra klâsik İslâm ilimlerini de hazmetmiştir. Batı felsefesi, mantık, sosyoloji, psikolojinin yanında, Kur’an ilimleri başta olmak üzere tefsir, hadis, fıkıh, kelam, tasavvuf, İslâm tarihi, dinler tarihi, İslâm felsefesi derslerini çok iyi tahlil etmiştir. Onun, kendisini yetiştirmiş biri olması ürünlerine de yansımış, İslâmî ilimlerin hemen hepsinde eserler vermiştir. İzmirli’nin eserlerinin pek çoğu eski yazıyla, çok azı Latin harfleriyle yayınlanmıştır.



Kaynak 1 : TDV İslâm Ansiklopedisi


Dijital İzmir Kütüphanesi - 2019

Aristote Fontrier - 24 Eylül 1903 - St.Georges (Aya Yorgi) Kilisesi Bahçesinde

İzmir tarihi ile ilgili kapsamlı çalışmaların sahibi Fontrier, "Exploration de la plaine de l Hermus par(1887)" isimli makalesiyle bir döneme ışık tutmuştur. 1907 yılında "Plan de Smyrne" ile İzmir Planını çıkartmıştır. Çalışmalarını Evangelik Okulu ile beraber yürütmekteydi. 


Menemen Vadisi ve İzmir Limanı / 1873

26 Ağustos 1828 İngiliz donanması tarafından vurulan İzmir ve İzmir Yangını / Resim : Joseph Partridge



1828 Yunan İsyanı sonrası İzmir'de sık yaşanan bir durumu, 1828 yılında İngiliz Ressam Joseph Partridge resmetmişti.

Sn.İlhan Pınar'ın OSMANLI İZMİRİ’NDE İZMİRLİ TİPOLOJİSİNİN İKTİSADİ VE KÜLTÜREL TEMELLERİ ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELER makalesinden bir parça alıntılıyoruz.


Kente gezmeye gelen ve kentte bulunduğu süre içinde gözlemlerini kaleme alan seyyahlar bize kente dair birçok alanda bilgi aktardıkları gibi bizzat toplumsal gözlemlerine de yer verirler seyahatnamelerinde. Bu bağlamda seyyahların Türklerle ilgili izlenim ve gözlemleri, onlara dair algıları ve onlara karşı tutum ve davranışları önemlidir. Bu alandaki bilgi bize o günlerdeki toplumsal düzen, toplumsal ilişkiler, grup ilişkilerinin düzeyi, kentteki toplumsal işleyiş hakkında ipuçları vermektedir. Kente 1811 yılında yani büyük kıtlıktan sonra gelen Alman ressam Otto Magnus Stackelberg’in izlenimleri şöyledir: “Dün de hemen bizim pansiyonun yanında yangın çıktı. Bugün büyük bir isyan güçlükle bastırılabildi. Yangından en çok etkilenen Türklerdi. Yangının sorumlusu olarak gördükleri Frenklerden öç almak istiyorlar ve onların evlerini yakmaya çalışıyorlardı. İnsan bu ortamda yaşamından emin olamıyor; çünkü olaylar gün geçtikçe daha da büyüyor. Frenkler, yıllar önce meydana gelen Hıristiyan katliamı gibi bir katliamdan çok korkuyor. O zaman olduğu gibi şimdi de, fanatik Müslümanları frenleyen körfezdeki İngiliz donanması oluyor. Donanma kumandanının Frenkler aleyhine gelişecek bir olayda İzmir'in Türk Mahallesini bombalama yetkisi bulunuyor. Yangının sorumlusu olarak 6 Türk boğduruldu. Geriye kalanlarsa idam edileceklerdi. Yakarışlar kulağımıza kadar geliyordu. Bir zamanlar içinde oturdukları evlerinin yangından kalan duvarlarına çökmüş Türk ve Ermeniler ağlaşıyordu. Bazılarıysa kurdukları çadırlarda küçük bahçelerinin ürünlerini satmaya çalışırken, bazıları da, yanmış çatı kirişleriyle yeniden evlerini inşa etmeye çalışıyorlardı.*

* Stackelberg, Otto Magnus von; Entdeckungen in Hellas içinde, Berlin 1979,Yay. Haz. Stoll, Heinrich Alexander




Edward Falkener'a ait Ephesus, and the Temple of Diana - Efes ve Diana Tapınağı (1862) isimli eser

Efes ve Diana tapınağına ilişkin nadir bir eser. Asıl mesleği mimarlık olmasına karşın hayatının büyük bölümünü arkeoloji ve antika objeler üzerine yazarak ve bunları resimleyerek geçiren Edward Falkener 1845 yılında Yunanistan ve Anadolu’yu kapsayan bir seyahat yapar ve seyahat esnasında gördüğü önemli arkeolojk kalıntıları resimler.

Eserin birinci bölümü Efes üzerine yazılmış en önemli metinlerden birisidir, çok hoş taşbaskısı gravür ve haritalarla bezenmiştir. Kitabın ikinci bölümü Artemis (Diana) tapınağına ayrılmıştır. Kitapta Selçuk ilçesinde, Ayasuluk Kalesi ile St. John Kilisesi’nin bulunduğu tepenin batı yamacında olan ve 1375 yılında Aydınoğlu İsa Bey tarafından yaptırılan İsa Bey Camisi’nin iç ve dış mekan rölöve, gravür ve planlarına da yer verilmiştir. Bu nadir eser sadece bir kez basılmıştır. 


Dr. Savas Georgiadès - (1857-1942) İzmir'in ilk Vajinoplasti Ameliyatı

1857 yılında Foça'da dünyaya gelen jinekolog Savas Georgiadis, Foça'lı bir Rum'dur.  1897 yılında genç bir hastanın vajinasını yeniden yapılandırarak yenilikçi bir cerrahi operasyon gerçekleştirdi.Dünyadaki ilk vajinoplasti ameliyatından birkaç sene sonra yapılmıştır. Hem İzmir hem Yunanistan'da hem de Fransa'da eğitim görmüş, jinekoloji alanında uzmanlaşmıştır ve operasyonlarını ustalıkla yürütüldüğü İzmir Rum Hastanesi "Agios Charalambos" ta ünlü bir cerrah olmuştur. Aya Dimitri Mahallesi - Mimaroğlu sokakta No:44'te ikamet veya muayenehanesi bulunmaktaydı.1890 tarihinde doktorasını Paris Fakültesinde yapmıştır. Georgiadis plastik cerrahi tarihindeki önemli figürler arasındaki yerini hala almakta. 1899 yılında Fransa'da ki Marseille Festivalinde, İzmir-Foça'yı temsil etmiştir. Dr. Georgiades, Marsilya Vatandaşlığı ünvanını aldığı 250. yıldönümü kutlamalarına davet edilip, Elysse sarayında ağırlanmıştır. İzmir tarihinin bilinmeyen şahsiyetlerinden biridir.



Dr.Savas Georgiadès'in görev yaptığı Agia Charalambos/ Günümüzde Behçet Uz Çocuk Hastanesi
Dr. Georgiades, Marsilya Vatandaşlığı ünvanını aldığı 250. yıldönümü kutlamalarına davet edildi. 





Marsilya festivali hakkında 









Karaburun Depremi - 23 Temmuz 1949 - Gazete küpürleri





Karaburun Elektrik Santrali

23 Temmuz 1949 Salı günü, dış-merkezi, Oenousae adası yakınlarında yer alan Ms=6.6 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. Deprem dış-merkezinin aletsel koordinatları, 38.34 K – 26.14 D olarak saptanmıştır. Deprem, Sakız adasının kuzey kesiminde, Çeşme ve Karaburun’da ağır hasara neden olmuştur. Depremde çok sayıda ev ve kamu binası yıkılmıştır. Depremden sonra çıkan yangın, bu binaların yıkılmasında artırıcı rol oynamıştır. Marmara'da 70 cm yükseklikte deniz dalgası Sakız adasının kuzeyini basmış ve kıyıda kaya düşmeleri ve zeminde yarılmalara neden olmuştur. Öncü ve artçı depremler hasarın artmasına neden olmuştur. Deprem dış-merkezinde, en büyük şiddet MSK=VIII olarak belirlenmiştir (Erkman 1949, Pınar 1950, Lahn 1952, Pınar 1953, Galanopoulos 1954b, Shebalin ve Karnik 1974, Ambraseys 1988).
Bölge geçmiş dönemlerde de deprem bakımından etkinlik göstermiştir (Erkman 1949). Bölgede son yüzyıl içinde ilk şiddetli deprem 1881 de olmuş ve Sakız adasının hemen hemen her yerinde çok ağır hasar yapmıştır. Depremde, Karaburun – Çeşme yarımadasının doğu bölümünde, Mordoğan ile yarımadaların kuzey burnu arasında, batıda Denizgiren çevresinde, Çeşme yarımadasında, Çeşme çevresinde köylerde ve Reisdere çevresinde oldukça ağır hasar olmuştur. Alaçatı, Köste, Çeşme, Foça ve Menemen’de hafif hasar olup İzmir’de bazı duvarlar çatlamıştır. Çeşme ılıcasının suları çoğalmıştır. Kuraklıktan dolayı kesilmiş olan bazı çeşmeler, depremin tesiri ile yeniden akmaya başlamıştır. Sakız adasında da hasar olmuş, burada 7 kişi hayatını kaybetmiş 2200 ev yıkılmış ya da hasar görmüştür. Depremin bir özelliği de artçı sarsıntıların uzun sürmesidir. Artçı sarsıntılar hasarın artmasına neden olmuştur (Eyidoğan vd. 1991).  
Cumhuriyet gazetesinin verdiği bilgiye göre; Karaburun ve köylerinde 250 ev yıkılmıştır. Çeşme ilçesinde ve diğer bazı köylerde hasar vardır. İzmir’de birçok binanın camları kırılmış en sağlam yapıların bile sıvaları dökülmüştür. Bazı çatlaklar ve duvar yıkılmaları olmuştur. Birçok ev hasar görmüş ancak can kaybı olmamıştır. Yıldız burnu civarında denizden gri renkli bir sıvı fışkırmıştır. Ayvalık’taki evlerde de hasar vardır. Deprem Söke, Ödemiş, Edremit, Çanakkale, Alaşehir, Tire, Bayındır ve İstanbul’da da algılanmıştır (Şekil 1) (Eyidoğan vd. 1991).
Deprem adanın kuzey kısmını, Oenouses ve karşısını, Erythraea yarımadasını (Karaburun), Foça’ya kadar olan alanı harabetti. Chios (Sakız Adası)’da 49, Karaburun’da 33 yerleşim bölgesi haraboldu. Chios adasında 534 ev çöktü, 2,526’sı ciddi 2,985’I de hafif hasar gördü. Kardamyla’da sadece evlerin %7’si hasar görmedi, 3 kişi öldü, 50 kişi yaralandı. Chios’un başşehrinde, 6,065 evden 99’u tamamen çöktü; 495’i ciddi, 396’sı hafif hasar gördü. Chios şehrinde liman çatladı ve birçok yerde heyelan oldu. Chios’un kuzeyinde toprakta çatlaklar ve kaya heyelenı gözlenmiştir. Depremden sonra Karmadyla yakınındaki Giosada kaynağındaki su akışı üç misli artmıştır. Hasar gören bölgeler batıda birçok evde çatlak oluşmuş olan Psara’ya kadar yayılmıştır. Doğuya doğru hasar antik Foça’ya kadar ulaşmıştır. Karaburun’da 38 ev tamamen yıkılmış, 779’u ciddi, 902’si hafif hasar görmüştür. İzmir’in civarında ciddi hasarlar oluşmuş, 8 kişi ölmüştür. Depremden sonra tsunami oluşmuştur. 2m yüksekliğe ulaşmış ve kumsalı sular altında bırakmıştır. Marmaro’da deniz dalgasının yüksekliği 70 cm.di. Deprem yeraltından gelen ve insanların sokaklara dökülmesine sebebiyet veren bir gürürltüden hemen sonra olmuştur. (Akropolis Gazetesi, 26.7.1949; Galanopoulos, 1955; Ambraseys, 1988).