BORNOVA KARŞIYAKALIDIR!



Bugün 19.12 Dünya Karşıyakalılar Günü.

Bugünün anlam ve önemine istinaden hazırladığım araştırmamızda yine ilk kez öğreneceğimiz bilgilerle dolu.

Karşıyaka tarihini araştırdıkça, yepyeni ve bilinmeyen bir çok konunun ortaya çıkmasından dolayı çok mutluyum. Ben bu araştırmaları naçizane normal mesleğim dışında, gönül verdiğim semtimin spor tarihine katkı koyabilmek, gençlerin bu konulara etkileşim sağlamaları amacıyla gerçekleştiriyorum.

Tam 88 yıl önce İzmir’in sporda öncü kulübü Karşıyakamız, Bornovalı gençlerle bir birliktelik gerçekleştirip, “Karşıyaka Spor Kulübü Bornova Lokali” isminde bir şube açmıştı.

Geçtiğimiz aylarda Bornova Belediyesi ile gerçekleştirdiğimiz basketbol altyapıdaki birlikteliğimiz ve bugün yani 19.12.2021 tarihinden itibaren futbol maçlarımızı oynayacağımız Bornova stadını da düşündüğümüzde, tarih tekerrürden ibarettir demek yanlış olmaz.

Bu dostluk ve birliktelik hareketlerinden anlıyoruz ki Bornova, Karşıyakalılar için kardeşten de öte bir semt. Ne zaman zorda kalsa, ihtiyacı olsa Bornovalılar evlerini, semtlerini Karşıyakalılara açmış olduğunu tarihi vesikalardan da günümüz spor hareketlerinden de teyit edebiliyoruz.

Bornova’nın ilk Türk kulübü, 1924 yılında kurulan Bornova Gençler Birliği’nin ve Bornova semtinin İzmir’e uzak kalması ve daha çok bir sayfiye kabul edilen bir konumda bulunduğu ve İzmir’de sporun temellerinin atıldığı herkes tarafından kabul edilen, gayrımüslim ve levanten ailelerin bu civarda yoğun nüfusu gibi etkenler, Türk sporunu İzmir’deki kadar yükselmemesinin başlıca nedenleriydi.

1925-26 sezonunda ilk kez İzmir mıntıkasında oynayan Bornova, sonrasında 1935-36 sezonuna kadar gayrı federe(mıntıka dışı) olarak çalışmışlardı.

İzmir mıntıka liginde Bornova İngiliz Takımı uzunca yıllar boy göstermişti. Bornovalı gençler, 1933 yılına gelindiğinde, sportif anlamda istedikleri hareket edemeyen Bornova Gençler Birliği’ne, İzmir’in Karşıyaka’sından bir dost ve rakip gelmişti.

Artık Bornova’da iki Türk takımı vardı.

Ve Bornova Gençler Birliği kurucuları, Atatürk’ün hocası kabul edilen Nezir bey başta olmak üzere Karşıyaka Lokali’nin Bornova’da faaliyet göstermesine destek ve girişimleri sayesinde bu sportif birliktelik gerçekleşmişti.

“Karşıyaka Spor Kulübü Bornova Lokali” olarak Bornova’da faaliyetlerine başlayan KSK, Bornova ecnebi(İngiliz) takımları ile maçlara başlamışlardı.

Atatürk’ün de hocası olarak kabul edilen, Bornova Gençler Birliği kurucularından, emekli binbaşılardan Nezir bey, Haşim ve Abidin beylerin teşebbüsleri ile Karşıyaka Spor Kulübü Bornova Lokali, 4 Haziran 1933’de resmen teşkil edilmişti.

İlk maçını 1932-33 yılı ikinci takımlar şilt ve lig şampiyonu KSK İkinci takımı ile yapan Bornova Lokali, 3-3 beraberlik ile biten maç sonrası, Bornova’da spora hareket getirmişti.

Bornova sporculuğunu yükseltmeye çalışan kulübümüz ve kulüp başkanımız Rifat(Kadızade) bey ve çeşitli üyeler de açılışta ikramlarda bulunmuşlardı.

İkinci maçını Altınordu Ecnebi Takımı ile yapan KSK Bornova Lokali, bu maçtan 1-0 mağlup ayrılsa da, kuvvetli bir takım olduğu tarihi kayıtlarda da mevcut olan bu takıma karşı mücadelesi takdire şayandı.

Yalnızca futbol değil, Bornova’daki sporculuğu derli toplu bir hale getirmek için kurulan KSK Lokali, Bornova Belediye’sinin eski ve zarif binasında faaliyete geçmişti.

Kulüp binasında çeşitli konferanslar vererek, faaliyet alanını genişletmiştir. Açılışından 15 gün sonra Doktor Galip bey tarafından sağlık hakkında, Osman bey tarafından da toplumsal konular üzerine verilen konferanslar çokça rağbet görmüş, zirai ve iktisadi konferanslarda hafta içinde verileceği beyan edilmişti.

57. Fırka Erkân-ı Harp Reisi Kazım bey, Nahiye müdürü, Belediye başkanı ve İzmir Ziraat Mektebi müdür muavini beylerin katılımıyla, eski belediye binasında bulunan kulüpte çeşitli toplantılar sonucu, lisan(yabancı dil) ve Denizcilik şubelerinin açılması ve bir kütüphane tesisi kararlaştırılmış ve bu işlerle uğraşmak için komiteler seçilmiştir.

1937 yılına kadar faaliyetlerini sürdüren Bornova Gençler Birliği ve KSK Bornova Lokali İzmir valisi Fazlı Güleç’in İzmir genelinde almış olduğu karar ile İzmir’deki 8 spor kulübünün 3 kulübe düşürülmesi kararını alarak, KSK ve Bornova takımları Yamanlar Spor adı altında birleştirmişlerdi. Kulüp merkezi Karşıyaka Halk Evi olacak şekilde Yamanlar Spor resmen ortaya çıkmıştı. Bu konu hakkında ilerleyen zamanlarda detaylı bilgileri aktaracağım.

İzmir’in kurtuluşuna müteakiben 1940’lara kadar olan kısımda, sporun gelişimi için çalışan Bornova Gençler Birliği’ni, KSK Bornova Lokalini ve Yamanlarspor’a dönüşümünü aktarmaya çalıştık. Bornova’da Türk futbolunun bilinmeyenlerini ilk kez aktardık.

Bende yaklaşık 4 sene sonra ilk kez Kaf Sin Kaf’ın futbol maçını izlemek için Bornova’ya gideceğim. Daha önce bu stadda sırasıyla Göztepe, Altay ve Altınordu’nun başarılarını göz önüne aldığımızda Karşıyakamıza, Bornova stadından Süper Lig’e kadar uzanan bir başarı hikayesi diliyorum.

Bütün bunların dışında, Bornova semt çevresinde olumlu ve pozitif şekilde taraftarımızın bu süreçte artacağını, Karşıyaka sevgisinin aşılanacağını düşünüyorum. Bunun için taraftarımızın Karşıyakalı duruşuna yakışır gidip, semte dönmesini dilerim.

Bizim, geçmişte yaşadıklarımıza kızgınlıkla, “ne işimiz var bizim 30 km ötedeki stadda” deyip, maça gitmeme lüksümüz yok. Karşıyaka taraftarını 30 km ötede olan bu stada gitmesine sebep olan, Zübeyde Hanım Stadımıza destek olmayan, engel olan kim varsa iki yakasında olacak ellerimiz.

Çünkü Biz Karşıyakalıyız.

Araştırmacı: Bedri Cumhur Doğu

BORNOVA KARŞIYAKALIDIR!


KAF SİN KAF BİSİKLETÇİLERİ

Karşıyaka Nostalji sayfamızda bu ay Kaf Sin Kaf’ın Bisiklet şubesinden bahsedeceğiz. Bildiğimiz üzere İzmir’de levanten aileler tarafından başlayan bisiklet sporu, Karşıyakalı gençlerin de ilgisini çekmiş, Karşıyaka Spor Kulübü bünyesinde başarılı sporcularımız yetişmiştir. Özellikle 1930’larda Karşıyakamız çeşitli şampiyonlar yetiştirmiştir. Keyifli okumalar.

 


19. yüzyıl’ın sonlarında Bornova’da levanten aileler tarafından bisiklet yarışları, atletizm müsabakaları içerisinde yer alıyordu. Karşıyaka’lı Rumların da bisiklet sporuna ilgisi aynı yıllarda vardı.


Osmanlı Devleti’nde halk, bisikletle ilgili bilgileri önce basından öğrenmiş ve kendilerine oldukça yeni olan bu alete Fransızca söyleminden hareketle “velospit” veya “velosipet” adını vermiştir. Çeşitli kaynaklarda detaylı bilgiler mevcut.

Cumhuriyet sonrası ise İzmir’de Türk kulüplerinde bisiklet sporuna önem gösteren kulüplerin başında Altay bulunuyor.

Kulübümüz bisiklet şubesinin yükselişi ise biraz daha geç gerçekleşmiştir.

İZMİR’DE İLK KEZ DÜZENLENEN 100 KM MUKAVEMET YARIŞLARI - 1928

1928 yılında Göztepe kulübü tarafından tertip edilen 100 km. mukavemet yarışı İzmir şehri için bir ilkti. İzmir’de bu zamana kadar(askeri ve sivil) ilk kez bu uzunlukta bir müsabaka organize edilmiştir.

Burada şunu ifade etmemiz gerektir ki, Karşıyaka Spor Kulübü yanında Karşıyaka Sebat Kulübü de bu yarışa katılmıştı. Kulübümüz sporcusu Abdullah bey yarışı kazanmış, Göztepe’den Macid bey ikinci olmuştu.

Kokaryalı’daki köprünün sıfır numerolu kilometresinde,yeni Türkçe rakamlara sahip 11 bisikletçi hazırdı.
Sabah saat 08:00’de başlayan yarışa katılan kulüpler şöyleydi;

Karşıyaka Sebat kulübünden 3 kişi: Faik, Niyazi ve Agah beyler.

Sakarya kulübünden 2 kişi: Tevfik ve Sami beyler

Altay kulübünden 1 kişi: Necdet bey.

Karşıyaka Spor Kulübünden 2 kişi: Abdullah, Feyzi beyler

Göztepe kulübünden 3 kişi: Macid, İsmail Seydi, Yusuf Ziya beyler.

 

Yarış rekorunu kıran Kaf Sin Kaf’tan Abdullah bey 4 saat 4 dakika 30 saniye’de 100 km’lik yarışı kazanmıştı.

1930’larda ise Kaf Sin Kaf mıntıka bisiklet şampiyonluğunu defalarca kazanmıştı. Niyazi, Hanri ve Riri Korsini isimli bisikletçilerimiz uzun seneler bisiklet şampiyonluklarında derece yapmışlardı.

Hatta Niyazi bey’in 1932’de mıntıka yarışlarında kırdığı rekor, Dünya Rekoru muadilinde olduğu, ve federasyona resmen bildirildiği gazetelerde yazılmaktaydı.

Bu şampiyonluklarımızdan birkaç örnek verelim, Karşıyaka’nın bir “Spor Kulübü” olduğunu ve hem bu şehrin hem de Türk sporunun öncü kulübü olduğunu aktaralım sizlere…

1932’de Bornova – Mersinli arası 1 km. müsabakaya katılan Niyazi bey 1 dakika 50 saniye ile dünya rekorunu kırmıştır. Yine aynı gün Göztepe-Urla arası 40.km’de rekor kırmamış olsa da en yakın rakibine 400 metre fark atmıştı.

Balkanlarda yapılacak Milli Takım seçmeleri 1934 yılında Urla yolunda yapılmıştı. 80 km’lik bu yarışa katılan kulüpler şöyleydi:

Karşıyaka Spor Kulübünden: Niyazi ve Hanri beyler.

Altay’dan: Mustafa, Mehmet ve Pol beyler.

İzmirspor’dan: Kazım, Süleyman ve Şevket beyler.

 

Müsabakalar Narlıdere’den sonraki 15.km’den başlanarak, Urla İskele’den dönülerek 80.km’lik bir yarış olmuştu.

Yarışı Hanri bey kazanmış, ikinci ve üçüncü Altaylı sporcular olmuştu.

1935 yılında ise kulübümüz sporcularından Riri Korsini yine Balkan oyunları için Milli takım seçmelerinde Güzelyalı-Urla iskele arası 50 km’lik yarışta birinci gelerek başarılı olmuşlardır.

1936 yılında yine Korsini, İzmir mıntıka şampiyonu oluyordu.

Ayrıca güzel bir bilgi daha verirsek, önceki yazılarımda bahsettiğim, 1923 yılında Karşıyaka’da kurulan Yeşil Yuva isimli mektebli çocukları yetiştiren kulüp, ismini Karşıyaka İdman Ocağı olarak değiştirip, 1928 yılına kadar İzmir mıntıkasında bulunmaktaydı. Bu kulübün kurucu futbolcularından ve sonraki dönemde Karşıyaka Spor Kulübü’nün önemli futbolcularından olacak “Keresteci” lakaplı Ziya Köknar’dan bahsetmek isterim.

Ziya bey, İzmir’in ilk motosiklet kulübü olan Harley Davidson kulübünü aynı yıllarda kurmuştu.

Kısaca aktardığımız Kaf Sin Kaf Bisiklet şubemizin, İzmir şehrinin öncü şubelerinden olduğunu defaten sizlere aktarıyorum.

Böylesine önemli ve tarihi sporcular yetiştiren kulübümüzün tarihine koleksiyonumdan, 1929 tarihli Kemalpaşa seyahatine giden bisikletçilerimize ait fotoğrafı armağan ediyorum.  

İyi ki varsın Kaf Sin Kaf…

Araştırmacı: Bedri Cumhur Doğu

 

 KAF SİN KAF BİSİKLETÇİLERİ - KARŞIYAKA HABER GAZETESİ

 

 

 

1 KASIM 1912 – 1 KASIM 2021 – BİZ KARŞIYAKALIYIZ!


Karşıyaka Nostalji sayfamızda kulübümüzün “tarih-i tesisi” yani kuruluş tarihi vesilesiyle anma yazısı hazırladık. 109 yıldır kuruluş değerlerini ve amaçlarını yaşatma gayretinde olan Karşıyaka Spor Kulübü, başarılarını ve bu bir asırlık değerleri günümüzde gençlere aşılamaya devam ediyor. Sporda kurumsal manada öncü olan tarihimizdeki ilkleri, bilinmeyenleri aktardığımız bu sütunlardan sizlere aktarıyoruz.

İzmir’de spor denildiği zaman öncelikle Karşıyaka’mızın ismi ön plana çıkmaktadır. Karşıyakalı Türk gençleri, memleketin ahvaline paralel şekilde 1912 yıllarından itibaren, levanten ve ecnebilerin tekelinde olan spora ve özellikle futbola karşı reaksiyon göstermişlerdir.

Osmanpaşa Camii Şerifi(Ferik Osman Paşa-Günümüzde Zübeyde Hanım’ın kabrinin bulunduğu camii) yanındaki meydanlıkta bulunan tarla’da top koşturarak bu sahada bizde varız demişlerdir.

Tabi olarak bu kuruluştan bahsetmeden önce genel İzmir sporu ve Müdâfaa-i Milliye Cemiyeti’nden  bahsetmemiz gerekmektedir.

 

Kurulan Karşıyaka Türk Mümarese-i Bedeniyye Terakki Kulübü namında örgütlenen Kaf Sin Kaf gençleri, Müdâfaa-i Milliye Cemiyeti idaresi altında 1914 yılı sonu 1915 yılı başında resmen teşkil etmişti.

 

Kuruluş gayesi netti: “Türklüğün gücünü yükseltmeye çalışmak”.

 



İZMİR’DE DURUM NE İDİ?

 

İzmir’de ise II.Meşrutiyet’in ilanına kadar(1908) Türkler arasında futbol oynanmadı desek yeridir. II. Meşrutiyet ile gelen bir çok ıslahat hareketi, öncelikle mekteplere sporun girmesini sağladı.

İzmir İdadisi, isim değiştirerek İzmir Sultanisi olduktan sonra, “terbiye-i bedeniye” ve “mümarese-i bedeniye” dersleri resmi programa alındı.

O dönemde spor üzerine hoca bulmak problemdi. Selim Sırrı (Tarcan) bey’in İzmir İdadisi’nde 1890’ların sonunda ve 1900’lerin başında jimnastik dersleri verdiğini biliyoruz.

Araştırmalarımız sonucu Avrupa’da “Yakın Şark Bilardo Şampiyonu” olarak ün yapan bir Ermeni aydını Melikyan hoca bulunmuş ve mektebe alınmıştır. İşte İzmir’de futbolu ilk öğretmeye başlayan kişi Ermeni asıllı Osmanlı vatandaşı Melikyan efendi olmuştur.

Melikyan efendi önce okulun yatılı ve gündüzlü öğrencileri arasında iki futbol takımı kurup, onlara maçlar yaptırdı. Maçlar Göztepe semtindeki Pelops kulübünün sahasında icra edildi.

Meşrutiyetten önce Türkler futbol oynamıyordu ancak futbol faaliyeti levanten ve ecnebiler arasında vardı. Burada İzmir’in ilk Türk futbolcusu olarak nitelendirebileceğimiz Talat (Erboy)’a bir parantez açmamız gerek.

Talat bey, 1904 yılında İzmir Amerikan Kolejinde öğrenciyken, mektebin futbol takımında futbol oynadı. Daha sonra Avrupa’da tahsil görüp döndü. Ve dönüşünde İzmir Sultanisi Mektebi takımında oynadı.

İlerleyen zamanda İzmir Sultanisi hakkında geniş çaplı bir yazı hazırlayacağım. Görülmemiş ve bilinmeyen bir çok bilgi ve belgeye ulaştım. Nasip olursa bunları aktaracağız.

KARŞIYAKA ÖRGÜTLÜ MÜCADELEYE GEÇİYOR!

İzmir’de süren bu spor hareketleri ve futbol özelinde 1915 yılına kadar sürerken, Karşıyaka’da ise Karşıyakalı gençler ecnebi ve levanten takımlarına karşı mektepler harici bir kulüp kurdular.

1912’den 1915’e kadar mekteplerde süren futbol hareketlerinin içerisinde de bulunan Karşıyakalılar, 1912’de düzensiz gelişen spor hareketlerine öncülük ederek, İzmir’in ilk Türk kulübünü organize ettiler.

Yazının başında da belirttiğimiz üzere, Osmanpaşa Camii yanındaki meydanlıkta bulunan tarla’da ki biz buraya Omiros tarlası olarak biliyoruz, zeytin ağacı gölgesinde ilk toplantısını gerçekleştirdiler.

1916 yıllarında ise kurucularının savaşlara katıldığını bildiğimiz kulübümüz, bu süreç zarfında faaliyetlerini kısıtlamak zorunda kaldı.

9 Eylül 1922 tarihinde işgali sona erdiren büyük kurtuluş ile birlikte Teşrinievvel(Ekim) 1922 yılında, içerisinde eski kurucularında bulunduğu 58 kişi, kulübü Karşıyaka Gençler Birliği adında yeniden canlandırdı.

İzmir’de futbol dışında ilk kez yapılan sporlara baktığımızda ise yine Karşıyaka’nın öncü olduğunu görebiliriz.

1923 yılında Atletizm ve Voleybol, 1924 yılında Tenis ve Denizcilik, aynı yıllarda Bisiklet, Boks gibi dallarda İzmir’de faaliyetlerini sürdürmüştür.

Haziran 1923’te Karşıyaka’da  bir kulüp daha kuruldu. Yeşil Yuva isimli bu kulüp, mektepli öğrencileri yetiştiren bir kulüp olarak Karşıyaka gençleri tarafından kuruldu. Resmi açılışı Ağustos 1923 tarihinde oldu ve kulüp merkezi Karşıyaka Banka Sokağında idi.

Bu kulüp adını daha sonra İdman Ocağı olarak değiştirdi. 1927 sezonuna kadar İzmir mıntıkasında yer aldı. 1928 yılından itibaren kulüp oyuncuları Karşıyaka Spor Kulübü’ne katıldı.

Futbolda ilk İzmir mıntıka şampiyonluğumuzu 1925-26 sezonunda aldık. İlk milli futbolcumuz yine bu tarihlerde Vahyi(Oktay) bey olmuştu.

Vahyi bey hakkında detayları daha önceki yazılarımda ilk kez aktarmıştım. Bilinmeyen bir başka bilgiyi ilk kez aktarırsak; 1928 Olimpiyatları’na katılan ilk Karşıyaka’lı olma ünvanı da kendisine aittir.

22 Nisan 1925 tarihinde kulüp başkanı Fikri(Altay) bey, kulübün isminin Karşıyaka Spor Kulübü olarak değiştirildiğini tüm İzmir’e bildirmiştir.

13 Ekim 1925 tarihinde Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk kez kulübümüzü ziyaret eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, takdir ve tebriklerini, şeref defterimizde büyük onurla taşımaktayız.

Eşsiz kurtarıcımız ikinci ziyaretini 24 Haziran 1926 tarihinde yaparak, Türkiye Cumhuriyeti’nde yine ilk kez bir spor kulübünü ikinci kez ziyaret edip, onurlandırıyordu.

Tam 18 spor branşında faaliyet göstererek, İzmir’de sporun öncülüğünü yapan tüm kurucularımızı, emek veren, iz bırakan tüm yöneticilerimizi saygıyla anıyorum.

İzmir’de yaşadığımız ilkleri ve bilinmeyenleri zaten yazılarımı okuyanlar biliyorlar. Karşıyaka’nın erken dönemini ortaya çıkartmaya ve bu sütunlardan aktarmaya devam edeceğiz.

Yazımı, kurucularımızdan “Kaf Kaf Kaf Sin Sin Sin Kaf Sin Kaf Sin Kaf” tezahüratının yaratıcısı Cemal Ahmed bey’in “Karşıyaka Marşı” ile sonlandırmak istiyorum.

Çok yaşa şanlı Kaf Sin Kaf çok yaşa

Taç ettik gençlikte biz seni başa

 

Gençliği yaşatmaktır gayemiz

Kaf Sin Kaf gençleriyiz

 

Kalmasın kalbinde acı bir sızı

Ufkunda sallansın yeşil-kırmızı

 

Gençliği yaşatmaktır gayemiz

Kaf Sin Kaf gençleriyiz

 

Kaf Kaf Kaf, Sin Sin Sin, Kaf Sin Kaf! 

Araştırmacı : Bedri Cumhur Doğu


OKUMAK İÇİN;

KARŞIYAKA HABER - KARŞIYAKA NOSTALJİ SAYFASI

Yavuz Geliyor Yavuz / Karşıyaka - Yavuz Zırhlısı Maçı


Karşıyaka Nostalji sayfamızda bu ay, Kuvâ-yi Milliye kahramanı, büyük Karşıyakalı Kenan(OR) bey’in  1936 yılında Yavuz Zırhlısı Bahriye zabiti(Yarbay) rütbesi ile İzmir’e ziyareti esnasında, büyük sevgi duyduğu, ilk kaleciliğini üstlendiği Karşıyaka ile Yavuz Zırhlısı mürettebatı arasında yapılan maçı organize edip, hakemliğini üstlendiğini ilk kez aktaracağız.. Şanlı donanmamızın Gazi kruvazörü Yavuz Zırhlımızın da komutanlığı 1940’ların sonuna kadar Karşıyakalı Kenan bey tarafından yapılmaktaydı. Keyifli okumalar.

 

1936 yılı… İkinci Dünya Savaşı’na doğru giden bir ülke…

Spor kulüplerinin bu savaşa hazırlıklı olması ve spor kulüplerinin fazla dağılmaması gerektiği sebebiyle, dönemin valisi Fazlı Güleç tarafından şehirdeki spor kulüpleri, belirli şartları sağlayan kulüpler ile birlikte zorunlu olarak birleştirilecek ve Karşıyakamız 1937 yılında Bornovaspor ile birleşerek Yamanlar ismini alacaktı. Bu konu ile ilgili ayrıca bir makale hazırlayacağım.

Askeri vesayetin yoğun olarak hissedildiği bir dönemde, çeşitli askeri takımlar da spor müsabakalarına iştirak ediyorlardı. Bunlardan birisi de Amiral gemimiz Yavuz Zırhlısı ve mürettebatının futbol takımı idi.

 

Yavuz geliyor Yavuz, / Denizi yara yara.

Biz düşmanı yeneriz de, / Başını vura vura.

Yavuz geliyor Yavuz, / Denizi aşa aşa.

Askerinle bin yaşa da, / Mustafa Kemal Paşa.”

 




Şanlı donanmamızın Gazi kruvazörü, Amiral gemimiz Yavuz Zırhlısının gemi personelinden oluşan futbol takımı vardı ve fırsat buldukça uğradığı limanlarda futbol maçı yapardı. Bu bir gelenekti. Bu gelenek, Almanca ismiyle Goeben olan geminin 2 Kasım 1918 tarihinde “Yavuz Sultan Selim” olarak Osmanlı Donanmasına teslim edilmesinden sonra da devam edecekti. Geminin ismi 1930 yılında alınan bir kararla “Yavuz Selim”, 1936 yılında alınan bir kararla da Yavuz olacaktı.     

 

1280 kişilik asker ve subay mürettebatıyla futbol takımı olan Yavuz Zırhlısı futbol takımı ilk maçlarında 21 Mayıs 1914’te Fenerbahçe ile 1-1 berabere kalırken, 23 Nisan 1915’te Galatasaray’la yaptığı maçı 4-2 kaybetmişti.

İlk kalecimiz Kenan bey’den daha önceki yazılarımızda ilk kez bahsederek(Aralık 2020), bilinmeyenleri aktarmıştık. Kısaca aktarırsak, 1915’lerden itibaren orduya fiilen katılan Kenan bey, 1922 yılında namağlup ve gol yemeden İstanbul şampiyonu olan Fenerbahçe takımının kalecisidir.

Gazi Mustafa Kemal'in 1922 Temmuz ayında Akşehir'de yaptığı, kritik toplantıda da yer alıyordu. Hatta Mustafa Kemal Paşa’nın Büyük Taarruz kararını aldığı Akşehir’de gizli bir toplantıda komutanları bir araya getirmek amacıyla, 28 Temmuz 1922’de düzenlenen futbol maçı, ülkemizin kaderini değiştiren tarihi bir olaydır.


Atatürk Nutuk’ta bunu, “28 Temmuz 1922 günü öğleden sonra yaptırılan bir futbol maçını görmeleri ileri sürülerek, ordu komutanları ve bir takım kolordu komutanları Akşehir’e çağrıldı. 28/29 Temmuz gecesi, komutanlarla genel olarak saldırı konusunda görüştüm” sözleriyle ifade etmektedir.

İzmir’in kurtuluşu ile birlikte Türk sporunun İzmir’deki öncüsü olan Karşıyakamız, 1922’de Karşıyaka Gençler Birliği adı altında yeniden kurulurken, ilk kalecisi ise milli mücadele kahramanı Kenan bey oluyordu.

İşte o Kenan bey 1940’ların sonuna kadar orduya hizmet etmeye devam etti. Askeri kitapları da bulunan Kenan Or, 1936 yılında Amiral gemimiz Yavuz Zırhlısının subaylarından olup, Karşıyakamız ile yapılacak maçı organize etmişti. Hatta maçın hakemliğini de yapıyordu.

16 Ağustos 1936 tarihinde limanımıza gelen Yavuz kruvazörümüz futbol takımı, Karşıyaka Spor Kulübü ile bir hazırlık maçı yapıyor, hakemliğini Kenan bey’in üstlendiği maçı donanma komutanımız, soyadı Atatürk tarafından verilen Tümamiral Şükrü Okan’ın da izlediği maçta kolordu kumandanı General Mustafa bey, 57. Fırka kumandanı General Rasim bey, filo kumandanı General Fahri bey’in de bulunduğu maç 3-3 berabere tamamlanıyordu.




Yavuz Bandosu halka güzel dakikalar yaşatıyordu. 17:45’te maç başladı.

Hava sıcak olmasına rağmen oldukça kalabalık bir seyirci ile Alsancak stadının bakımı dolayısıyla İzmir Halk Sahası(günümüzde Atatürk Kapalı Spor Salonu)nda yapılan maç çok zevkli geçiyordu.

İlk dakikalarda Karşıyakalılar daha iyi oynadılar 10. Dakikada 1-0 öne geçtiler. İki dakika sonra bir de penaltı kaçıran Karşıyaka, 20. Dakikada Hilmi’nin ayağından 2-0 öne geçtiler.

36.dakikada penaltıdan gol bulan Yavuz takımı, maçı 2-1’e getirdi ve devre böylece sona erdi.

İkinci yarı rüzgarı arkasına alan Yavuz takımı 64. Dakikada yine penaltıdan durumu 2-2’ye getirdi.

Fakat 69.dakikada Karşıyakamız üçüncü golü atarak öne geçti. 3-2.

Bir penaltı daha kaçıran Kaf Sin Kaf, birkaç dakika sonra kalesinde 3.golü gördü ve maç bu suretle tamamlandı. 3-3.




Karşıyakamızın bilinmeyenlerini aktardığımız Karşıyaka Nostalji sayfamızda, 9 Eylül İzmir’in kurtuluşu münasebetiyle bu makaleyi hazırladık. Amiral kruvazörümüz Gazi gemimiz Yavuz Zırhlısının İzmir seyahatinden tarihi bir kesit aktarmaya gayret ettik.

Milli Mücadele kahramanımız Kenan Or bey’in şahsında tüm kahramanlarımızı saygıyla anıyoruz. 

İzmir’imizin emperyalist işgalden kurtuluşunun 99. Yılı kutlu olsun.

Araştırmacı: Bedri Cumhur Doğu


KARŞIYAKA HABER GAZETESİ - KARŞIYAKA NOSTALJİ - YAVUZ GELİYOR YAVUZ

 

 

 

TÜRKİYE BASIN TARİHİNDE BEKTAŞİLİK

TÜRKİYE BASIN TARİHİNDE BEKTÂŞÎLİK




Kitapta İzmir’de yaşanan baskın ve tutuklamalar azımsanmayacak kadar. Merkezde Bozyaka, Yeşilyurt, Tepecik, Karataş gibi kadîm semtlerde yaşananlara ilaveten Menderes, Salihli gibi kırsal kesimlerde de baskın ve tutuklamaların yaşandığını gazete kupürlerinden aktarıyoruz.

İlgilenen ve merak edenlere saygı ile sunuyoruz.
30 Kasım 1925 tarihli ve 677 sayılı “Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması” devrimi ile tekkeleri, dergâhları, ayinleri kısıtlanan Bektâşîlerin bu süreçte yaşadıklarının Türkiye basın tarihindeki yansımalarını aktaran bu kitap, 1925’ten 1950’li yılların ortasına kadar yaşanan baskınlar, tutuklamalar ve muhakemeleri gazete kupürlerinden derleyip, çeşitli görsel arşiv ile zenginleştirilip okuyucuya aktarıyor.
Gazete arşiv tarama çalışması olarak nitelendirip sunulan bu araştırma;
Pek bilinmeyen Cumhuriyet’in ilk yarısında yol süren Bektâşîliğe ve hatta münferitte olsa aynı dönemde itikat birliği bulunan Alevi, Kızılbaş ve Tahtacılara ait kupürler de eklenerek, bir döneme ışık olması inancıyla hazırlanmıştır.
“Bektâşîlik bugünkü inkılâbın istihdaf eylediği(amaçladığı) iman ve vicdan serbestisini ve hürriyetini 600 seneden beri umde(ilke) edinen bir teşekküldür. Bektâşîliğin taassup ve irticaa(bağnazlık ve gericilğe) karşı öteden beri açtığı bi-aman(amansız) mücadele herkesin malûmudur. Eğer ben bunu bilmeseydim ve o kara kuvvetin nefsime ve milletime olan mazarratlarını(zararlarını) takdir edememiş olsaydım bu müdafaayı kabul etmezdim.”
Hasan Hâki Baba Erenler Avukatı Kâmil Bey’in Savunmasından…
(Tanıtım bülteninden)
“Türkiye Basın Tarihinde Bektâşîlik” isimli kitabımıza ulaşmak için link

KONUŞAN KARŞIYAKA FOTOĞRAFLARI – KARESİ MINTIKASI ŞAMPİYONU İZMİR’DE

Karşıyaka Nostalji sayfamızda bu ay Karşıyaka Spor Kulübü fotoğraf koleksiyonuma yeni kattığım, çok önemli bir Karşıyaka fotoğrafı konuşacak. 1925 yılı Temmuz ayı sonunda aniden şehrimize gelen Karesi şampiyonu Balıkesir Türk İdman Birliği takımı ile maçımız ve maç öncesi kulüp başkanımız ve kurucularımızdan Fikri Altay bey tarafından misafirlere sunulan çiçek buketi, maç önü ve sonundaki misafirperverliğimizi, maçın detaylarını ve aynı fotoğrafta kurucularımızdan Zühtü Işıl ve Suat Karşıyaka’nın da nadir görüntülerini aktaracağız. Keyifli okumalar.




Karşıyaka Spor Kulübü tarihini ilmek ilmek araştırmaya devam ediyoruz. Bu araştırmamızda İzmir’de Türk sporunun kurucularından Kaf Sin Kaf’ımızın Karesi mıntıkasından ansızın gelen sporcu misafirlerini aktaracağız.

Karşıyaka Spor Kulübü fotoğraf koleksiyonuma yeni kattığım bir fotoğrafı daha önce benzer çekimini farklı bir fotoğrafçı açısından görmüştüm.

Kıymetli Prof.Dr.Yavuz Çorapçıoğlu hocamız bu ilk fotoğrafı bana yolladığında çok sevinmiş ve şaşırmıştım.

Kulübümüzün kurucu kadrosundan Kadızade Zühtü Işıl ve Fikri Altay beyler fotoğrafta ilk dikkat çeken kişilerdi. İzmir’de kurtuluş sonrası Karşıyaka Gençler Birliği ve sonrasında Kaf Sin Kaf’ın kurucu futbolcuları ilk milli sporcumuz Vahyi, Arap İsmail, Halil Ağabey, Mamako Saim gibi isimleri fotoğrafta görünce açıkçası kıskanmıştım.

Aradan birkaç ay geçtikten sonra bir müzayedede satın aldığım fotoğraf gerçekten heyecan duymama sebep oldu.

Almış olduğum fotoğrafta 1912’de Omiros tarlasında başkaldıran futbolculardan, daha sonra çeşitli dönemlerde yöneticilikte yapacak olan,  Suat Karşıyaka’yı tanımladım.

Daha önce Sn. Yaşar Aksoy’un kitabında bir fotoğrafını tanımladığı Suat Karşıyaka, artık Konuşan Karşıyaka Fotoğrafları’nda yerini alıyordu.

Maça dönersek, maçın hikayesini çeşitli gazetelerden de aktarımlar yaptığımı ancak büyük oranda kurucularımızdan ve aynı zamanda dönemin spor yazarlarından Cemal Ahmed Umar bey efendinin kaleminden aktardığımı özellikle bildirmek istiyorum. 

Ayrıca maçın enteresan bir hikayesi de Devlet Arşivlerinde, Balıkesirliler tarafından Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) Hamdullah Suphi (Tanrıöver) bey’e, Karşıyaka Spor Kulübü ile maç yapmak için İzmir’e gitmek için izin talep telgrafı çekmesi oluyordu.

Bu belgeyi de Karşıyaka Spor Kulübü ve Türkiye spor tarihine saygıyla sunuyorum.

1922 yılında resmen kurulan günümüzde Türkiye Futbol Federasyonu olarak bildiğimiz Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı, ülkemizde futbolu mıntıkalara ayırmış ve her mıntıka kendi liginde mücadeleye devam etmişti.

İstanbul, İzmir, Ankara, Trabzon, Konya gibi bölgelere ayrılan bu mıntıkalarda şampiyonlar belirli tarihlerde Türkiye Futbol Birinciliği adı altında final maçları ile Türkiye şampiyonunu çıkartmaktaydı.

Karesi mıntıkası da başlı başına Balıkesir ve çevresi futbol kulüplerinin mücadele ettiği lig olarak Türkiye’de sporun ihya edildiği ilk yıllarda öne çıkmıştı.

Eylül 1924 tarihinde Ankara’da düzenlenen Türkiye Futbol Birinciliği müsabakalarında Karesi mıntıkasını temsilen şampiyon Balıkesir Türk İdman Birliği takımı bulunmaktaydı.

İşte o Karesi mıntıkası şampiyonu Balıkesir Türk İdman Birliği, Temmuz 1925 tarihinde ansızın şehrimize, Karşıyakamıza bir maç yapmak için gelmişti.

Karesi şampiyonunun forma renkleri kulübümüz renkleri gibi yeşil – kırmızı idi.

Kulübümüzün misafirperverliğinin ön plana çıktığı bu maç öncesi, aynı renklere sahip olmamızdan dolayı formamızı kırmızı forma - yakaları yeşil olarak düzenleyip, maça çıkmadan evvel kulüp başkanımız ve aynı zamanda Karşıyaka Belediye Başkanı Fikri Altay tarafından buket çiçekle misafirlerimize hoş geldin diyerek Karşıyaka gençliğinin saygı ve misafirperverliğini gösteriyorduk.

Renkdaş olmamızda muhtemelen Karşıyakamızın Türk sporculuğunun İzmir’deki öncülüğünün sebep olduğunu düşünsem de bu konuda yeteri kadar kaynak bulamadım.

Ancak yeşil – kırmızı formalı, ansızın İzmir’e Karşıyaka ile maç yapmaya gelen Balıkesirlilerin kuvvetle muhtemel Karşıyaka’ya karşı sempatisi mevcuttu.

İzmir’imizi işgalden kurtaran kahramanlardan Fahreddin Altay Paşa’da her zaman olduğu gibi maçı izleyenler arasındaydı.

Maç baştan sona Karşıyaka’nın üstünlüğü ile geçiyordu. Kadromuzda daha önceki yazılarımda da aktardığım dost kulübümüz İkiçeşmelik Yıldız Spor’dan transfer edilen iki futbolcumuz bulunuyordu.

Araştırmamda taramalarım sırasında bir gazete haricinde diğer tüm gazeteler ve Cemal Ahmed Umar bey’de maçın 6-1 Karşıyaka lehine tamamlandığını, o bir gazetenin ise atılan bir golün geçerli olmadığını bildirdiğini aktaralım.

Maçtan sonra tabii ki kutsal topraklara gitmemek olmaz. Balıkesirli sporcuları Karşıyaka’da misafir ettiğimizi aktarıyor dönem gazeteleri.

Sizleri Karşıyaka Nostalji sayfamızda Osmanlıca’dan çevirip derlediğim, maçın hikayesine götürüyorum.

Aktardığım bu araştırmaların hepsi kaynaklı, belgeli, ispatlı ve senetli olmasından dolayı Karşıyaka Spor Kulübü açısından büyük önem arz ediyor.

Şunu da söylemeden edemeyeceğim, akademik tarihçiliğin kurucusu olan Leopold von Ranke (1795- 1886)’nin verdiği bir konferans çok beğenilir ve dinleyiciler tarafından uzun süre ayakta alkışlanır. O ise, büyük bir tevazu içinde, “Bayanlar, baylar beni alkışlamayın. Çünkü bunları ben söylemiyorum, “belgeler” söylüyor” der.

Çünkü belge yoksa tarihte yoktur. Er ya da geç ortaya çıkacaktır.

“Övünmek gibi olmasın, Biz Karşıyakalıyız!“

 

 


BALIKESİR SPORCULARI GELİYOR

Karşıyaka ile bir maç yapmak üzere Karesi mıntıkası şampiyonu Türk İdman Birliği’nin 22 sporcusu bugün İzmir’e müteveccihen(doğru) hareket ettiler.

BALIKESİR SPORCULARI GELDİ

Karesi mıntıkası futbol şampiyonu Türk İdman Birliği’ne mensup yirmi iki sporcu dün akşam ansızın şehrimize gelmiştir ve Karşıyakalılara misafir olmuşlardır.

Misafirlerimiz bu gün saat altı buçuk (18:30) veyahut yedi’de (19:00) Karşıyaka takımıyla Punta(Alsancak)’da bir maç yapacaklardır.

Misafirlerimize “Beyân-ı hoş-âmedî” eyleriz.(Eski tabirde “Hoşgeldiniz”)

Bugün Punta’da idman sahasında Karesi mıntıkası şampiyonu Türk İdman Birliği ile Karşıyaka arasında heyecanlı futbol müsabakası icra edilecektir.

Karşıyaka Spor Kulübü’nün daveti üzerine Perşembe günü Karesi şampiyonu İdman Birliği futbol takımı gelmiş, Cuma günü ise ansızın olan müsabaka için epeyce seyirci Punta stadını doldurmuşlardı. Seyirciler miyanında(arasında) Fahreddin Paşa’da vardı.

Çok heyecanlı oldu neticede bire karşı altı ile (6-1) Karşıyakalılar galip geldiler.

Pek ansızın şehrimize teşrif eden Karesi mıntıkası şampiyonu Türk İdman Birliği sporcuları ile Karşıyakalılar Cuma günü bir futbol müsabakası yaptılar.











BALIKESİR – KARŞIYAKA MAÇI

Balıkesir takımı:

Raşid, Emin, Hidayet, Refik, Nazmi, Ferid, Aziz, İsmail, İrfan, Ahmed, İdris.

Karşıyaka takımı:

Remzi, İsmail, Ali, Vahyi, Saim, Bedii, Osman, Halil, Celil, Orhan, Necati beyler.

Karşıyaka’da İkiçeşmelik Yıldız kulübünden iltihak(katılan,transfer olan) eden Remzi ve Orhan beyler ilk defa olarak takımda görünüyorlar. İstanbul’da bulunan kıymetli muavin(orta saha) Sezai yerine de Bedii ikame edilmişti. Vapur Ali’de sağ müdafii(defans) mevkinde bulunuyordu.

Misafirlerimizin böyle ani olarak vürudlarından(gelişlerinden) İzmir sporcularının haberdar olmaması kendilerine karşı istenildiği gibi bir istikbal merasimi yapılamamasını intaç etmiştir(sonuçlandırmıştır). Hatta yapılacak oyunu seyretmek için (esasen sıcaklar dolayısıyla) sahada bir kalabalık bile mevcud değildi.

Saat yedide (19:00) (Karşıyaka)İdman Ocağı’ndan Said beyin idaresi altında Balıkesir Türk İdman Birliği – Karşıyaka müsabakası başladı.

Misafirlerimiz sahaya çıkarken şiddetli suretde alkışlandılar. Karşıyaka Kulübü reisi(başkanı) Fikri (Altay) bey tarafından kendilerine güzel bir buket takdim edildi.

İki taraf formasında kırmızı – yeşil olması hasebiyle Karşıyakalılar düz kırmızı, yalnız yakası yeşil forma ile sahaya çıkmışlardı.

İlk atak Balıkesirlilerden oldu. Sonrasında Karşıyaka’dan Celil’in uzaktan çektiği şutu kaleci elinden kaçırdı Necati bu suretle 4.dakikada ilk sayıyı yaptı. 1-0

30.dakikada Saim beyin sol açığa uzun bir pası sonrası Osman güzel bir şutla ikinci sayıyı yaptı. 2-0

Birinci devrede Karşıyakalılar iyi bir oyun göstererek iki sayı temin ettiler.2-0

İkinci yarı Vapur Ali sağ açığa geçiyordu. 62.dakikada Saim beyin güzel bir akınıyla kaleye sokularak sert bir şutla üçüncü sayıyı kaydetti.3-0

75. dakikada İsmail beyin kullandığı bir frikiki alan Orhan güzel bir vuruşla dördüncü golü yaptı.4-0

79.dakikada korner kullanan Ali beyin ortasından beşinci gol geldi.5-0

81.dakikada Halil Ağabey kalecinin ayakları arasından altıncı golü yaptı.6-0

Vahyi beyin kaleciye verdiği yanlış bir pas dolayısıyla hem bir gol kaybedilmiş ve maç bu suretle tamamlanmıştır.6-1

Balıkesirliler kendilerinden kuvvetli olan Karşıyaka takımı karşısında hiç yorulmadan kalelerini müdafaa etmişler ve bu suretle Karşıyakalılara daha fazla sayı yapma imkanı vermemişlerdir.

Oyundan sonra her iki takım birbirini selamlayarak beraberce Karşıyaka’ya gitmişlerdir.

BALIKESİR SPORCULARI GİTTİ

Yirmi iki sporcudan mürekkeb olan(oluşan) Balıkesirli misafirlerimiz bu günkü ekspresle Balıkesir’e hareket etmişlerdir.

 

Araştırmacı : Bedri Cumhur Doğu

K.S.K. TARİHİNDE MACARİSTAN DOSTLUĞU VE REKABETİ

Karşıyaka Nostalji sayfamızda bu ay Kaf Sin Kaf’ımızın ilk teknik direktörü Macar Her Zinger’den, 1930’larda görev yapmış Her Jozef Şvenk’ten, 1933 yılında Orta Avrupa’nın en iyi takımlarından kabul edilen Kişpeşt ve yine Macar takımlarından Temaşvar takımlarıyla yapılan maçlardan ve İzmir’e seyahatlerinden bahsedeceğiz. Kişpeşt takımı ile berabere kalan Karşıyakamızın, Temaşvar takımına karşı 4-2 galibiyet elde ettiği maç anılarını aktaracağız. Bu sayımızda kısaca Macaristan ile dostluk ve rekabetimizden bahsedeceğiz. Keyifli okumalar.

Memleketimizde spor hareketleri, Karşıyakamızın 1922’de tekrar faaliyetlerine başlaması örneğinde olduğu gibi hareketlenmişti.

Kentimizde bir çok kulüp kuruldu, bir çoğu faaliyetlerine devam edemiyor olsa da sporun gelişimi için bu çok önemli hareketler 1922-30 yılları arasında gerçekleşti.

Sporda Macar – Türk ilişkileri, Türkiye’de ilk kez Karşıyaka ile başlıyor diyebiliriz.

MACAR ANTRENÖRLER ZİNGER VE ŞVENK

1925 yılında Macar antrenör Her Zinger ile anlaşarak, Türkiye’de ilk kez bir Macar antrenörü kadrosuna katan kulüp olmuştuk.

Ve Antrenör Zinger’in mesaisi sayesinde, 1926 yılı İzmir mıntıka şampiyonluğunu kazanmıştık.

Her Zinger kulübümüz antrenörlüğü sonrasında çeşitli dönemlerde Ankara Gençlerbirliği, Beşiktaş, Yunanistan/Apollon gibi dönemin en güçlü kulüplerinde teknik direktörlük yapmıştı.

Kulübümüzde teknik direktörlük şerefine erişmiş diğer Macar antrenörümüz ise Her Jozef Şvenk’ti.

Antrenör Şvenk, 1930’ların başında Karşıyakamızın başına geçmiş, gençlerimizin yetişmesi için uzunca süre emek sarfetmişti. 1932 yılındaki mesaisi sayesinde Karşıyaka İkinci takımımız(Genç takım) hem şilt şampiyonu hem lig şampiyonu olmuştu.  5 Haziran 1932 yılında ise güçlü rakiplerimizden Fenerbahçe kulübünün antrenörlüğüne transfer olmuştu. 1933 yılında Macaristan’da antrenörlük kursunu birincilikle bitirmiş, kendi söylemiyle “Türk sporuna hizmet için” geri gelmişti. Fenerbahçe’de 3 yıl boyunca teknik direktör olarak başarılar yaşamıştı.

MACAR KULÜPLERİ İLE MAÇLARIMIZ – TEMEŞVAR ATLETİK KULÜBÜ

1926 yılında ilk maçımızı İzmir Muhteliti(Karması) olarak yaptığımız Romen-Macar takımı Temeşvar(Chinezul Timişoara-Kuruluş: 1910) ile başlayan dostluk ve rekabet ortamı, 1930 yılında Genç Macar Muhteliti(Karması) takımı ile devam ediyordu.

1933 yılı Haziran başında Temeşvar Atletik Kulübü(CAM Timişoara –Kuruluş: 1902) takımının turnesi önce Yunanistan/Atina, sonra İzmir olacak şekilde organize edilmişti.

İzmir’de ilk maçını 9 Haziran 1933’te Altay’a karşı oynayan Temeşvar kulübü bu maçtan 7-6 mağlup ayrılıyordu.

İkinci maçlarını iki gün sonra Altınordu ile yaptılar. Altınordu’nun kötü oynadığı bu maçtan 4-1’lik galibiyetle ayrıldılar.

Son maçını Karşıyakamız ile oynayan Temeşvar Atletik Kulübü, bu maçtan 4-2 mağlup ayrılıyordu. Dönemin basın yayın organları Karşıyakamızı bu maçtan sonra tebrik ve takdir ediyorlardı. İlk yarısı 2-2 biten maçın ikinci yarısında 2 gol daha bulan Kaf Sin Kaf, maçı güzel bir oyunla 4-2 kazanıyordu.

Aynı günlerde şehrimizin bir başka misafiri daha vardı… Macaristan’ın ve Orta Avrupa’nın en kuvvetli takımlarından, ilerleyen yıllarda Puşkaş, Bozsik gibi dünyaca ünlü futbolcuları yetiştiren Kişpeşt(Kispest AC – Kuruluş: 1909)…


 


MACAR KİŞPEŞT TAKIMI

Günümüzde Budapeşte Honved FC olarak bilinen Kişpeşt takımı, erken Cumhuriyet döneminde orta Avrupa’nın en mühim takımlarından birisiydi.

Ferenc PuskásSándor KocsisJózsef Bozsik ve Zoltán Czibor gibi dünyaca ünlü sporcuları yetiştiren efsanevi Macar kulübü, iki maç yapmak için 1933 Haziran’ında İzmir’imize Frinton vapuru ile teşrif etmişlerdi.

İlk maçını Altay ile yapan Kişpeşt, bu maçta Altay’a karşı tarihi galibiyet alarak 5-1 mağlup etmişti.

Altay bu maçta Göztepe’den Fuat ve Reşat beyleri de takviye olarak almıştı. Ancak mağlubiyeti engelleyemedi.

KARŞIYAKA SPOR KULÜBÜ – KISPEST AC 1909 MAÇI

Altay’ın bu kötü mağlubiyetini nazar-ı dikkate alan Karşıyakamız, Altınordu ve Göztepe’den takviye destek alarak bu kuvvetli rakibe karşı mücadele ediyordu. İzmir’de ikinci maçını Karşıyaka Spor Kulübü ile oynayan Kişpeşt 2-2 beraberlikle sahadan ayrılıyordu.

Saat 18:00’da öncelikle misafir Kişpeşt takımı sahaya çıkıyordu. Tribünlerde Vali Kazım Paşa, Müstahkem Mevki Kumandanı Hüseyin Hüsnü Paşa ve Belediye Reisi Behçet Salih beyler locada buluyorlardı. Binin üzerinde seyirci ile doluydu Alsancak stadyumu.

Karşıyakalı seyircilerin alkışları arasında Kişpeşt takımı kafile reisi Bathory Ferrene’ye güzel bir buket çiçek hediye ediyordu Kaf Sin Kaf’lılar.

Merasimlerden sonra maç başladı. İlk on dakika iki mutlak gol pozisyonunu kalecimiz Sabahattin kurtarıyordu.

Altınordu kalecisi Sabahattin bu maçtan sonra Karşıyaka kalesini, kendi kulübünün kalesi gibi koruduğu için Karşıyaka Spor Kulübü tarafından madalya ile  takdir edilecekti.

31. dakikada Kişpeşt ilk golünü attı ve ilk yarı bu skorla tamamlandı. 0-1

İKİNCİ YARI

58.dakikada Fuat Göztepe ile başlayan akın, Muzaffere ve oradan da Cihata kısa paslarla geldi. Cihat müsait pozisyonda şutunu çekti ve takımımıza beraberliği getiren golü yaptı. 1-1

75. dakikada akınlarını artıran Macar takımı, sol açıktan gelerek ikinci golü ile öne geçti. 1-2

Bu golden 4 dakika sonra hakem bir frikik verdi. Fuat Göztepe bu frikiği güzel bir plase ile kullandı top kaleciden Halil Ağabey’in önüne düştü, Halil Ağabey bu golü yaparak maçı beraberliğe getirdi. 2-2

Maç bu gol ile berabere tamamlandı. Taraftarlar yeşil-kırmızılıları omuzları üstünde kutlayarak sahadan yolladılar.

Macar Kişpeşt takımı bir sonraki maçını iki gün sonra çok kalabalık bir seyirci önünde İzmir muhteliti(karması) ile yaptı. Bu karma kaleci Sabahattin(Altınordu) hariç Altay ve Karşıyakalıydı.

Bu maçta başarılı oyun oynayan karmamız Şükrü’nün ikinci yarı attığı gol ile 1-0 kazanarak Macar takımını uğurlamıştı.

Mıntıka maçlarının olmadığı dönemlerde, milli küme henüz yokken çeşitli ecnebi takımlar şehrimize seyahatlerle sık sık uğramışlar. Makalede aktardığımız iki antrenör ülkemize önemli bir futbol kültürü mirası bırakmışlar.

Yüzlerce yıllık dostluğumuzun nişaneleri arasına koyabileceğimiz siz okuyucularımıza aktarmaya çalıştığımız bu spor hareketleri, şehrimiz için de kulübümüz için de ilkleri barındırıyor.

KafSinKaf’ın bilinmeyenlerini ve sürprizlerimizi sizlere Karşıyaka Haber Gazetesi sütunlarından aktarmaya devam edeceğiz.

Karşıyaka Aşk! Bir Kara Sevda! Karşıyaka Bir Tutkudur!

Araştırmacı: Bedri Cumhur Doğu

LİNK : KSK TARİHİNDE MACARİSTAN


 

Danimarkalı gravür sanatçısı Christian Rothgiesser'e ait gravür ve Kaygusuz Abdal'dan bir nefes


 Sıdk u safâyam zerk u sâlûsdan haberüm yok
(Saf ve doğruyum iki yüzlülükten haberim yok)
Aşufte-sıfat ışk ile sabr u kararım yok 
(Sıfatım perişan olmuş aşk ile, sabır ve kararım yok)

Rind-i aşıkam tesbih-ü seccade bilmezem 
(Derbeder aşığım, tesbih ve namaz bilmem)
Zühd-ü savm’la deyr-ü nâkûstan haberim yok
(Oruç ve ibadet ile kilise çanından haberim yok)

Başumı kodum pir-i harabat işiginde
(Başımı harab olmuş pirin eşiğine koydum)
Terk itdüm ar-ı nam-ı namustan haberüm yok
(Ar ve namusu terkettim haberim yok)

Ümmü’l-Kitabe’m  suret-i insana gelmişem
(Kur’an’ın özüyüm, insan suretine gelmişim)
Mantık ne olur, ilm-ü füsustan haberim yok
(Mantık ne işe yarar, ilmin özünden haberim yok)

Şah’un nûrı çün gönlüme tecelli olaldan
(Çünkü Hz.Ali’nin(Ehlibeyt) nuru gönlüme düştüğünden) 
Şemstir delilim, şem-i fanustan haberim yok.
(Delilim(çerağım) güneştir, mumdan(çerağdan) haberim yok)

Bu kırk yidi üç sırrı gönlümde sır oldu
(40’lar 7’ler 3’ler sırrı gönlümde sır oldu)
Halüm bu benim il ü ulustan haberim yok
(Halim bu benim memleket ve milletten haberim yok)

Şâh diyübeni ışk ile şahbazı gözlerüm
(Şâh diyerek aşk ile  Şahbâzı(Hz.Ali) gözlerim)
A’la dir isen bang-i horosdan haberüm yok
(İyi/Güzel/Kabul dersen Sûr’un üflenmesinden haberim yok)

Bu yolda canum koyalı canana benzedüm
(Bu yola canımı koyalı sevgiliye benzedim)
Misal nedür ale’l hususdan haberüm yok
(Sevgiliye olan benzerlikten haberim yok)

Girdüm vücudum şehrine Kaygusuz Abdal’am 
(Vücudum şehrine gireli Kaygusuz Abdal adım)
Gönlümde imiş bu sır-ı bûstandan haberim yok
(Gönlümdeymiş çiçek bahçesinin sırrı haberim yok.)

Kaynak : Abdurrahman Güzel / Kaygusuz Abdal Külliyâtı

Gravür: Christian Rothgiesser / 17.yy

İZMİR’İN İLK DENİZ MÜSABAKALARI - 1924

 İZMİR’İN İLK DENİZ MÜSABAKALARI - 1924

Karşıyaka Nostalji sayfamızda bu ay spor kulübü olarak hayatına devam eden birkaç spor kulübünden birisi olduğumuzu, tarihi belgeleriyle ortaya koymaya çalışacağız. 1924 yılında, artık futbol dışında spor branşlarında da Türkler tarafından ilk kez yapılan çalışmalarda Karşıyakalılar yine ön saflardaydı. Tıpkı günümüzde basketbolda ve yelkende olduğu gibi. Keyifli okumalar.

 

Bu ayki araştırmamızda Pınar Karşıyaka Basketbol takımımızın payı çok büyük.

Bildiğiniz üzere Türkiye Basketbol Tarihinin en önemli olaylarından birisini yaşadık ve Avrupa Basketbol Şampiyonlar Ligi’nde Avrupa İkincisi olarak Rusya’dan döndük.

Türkiye geneline baktığımızda basketbolda Avrupa kupalarının toplam sayısı 5.

Yani Kafsinkaf’ımız şampiyon olsaydı Türkiye’ye gelecek kupa 6. Kupa olacaktı. İzmir maalesef bunun farkına varamadı. Yapılacak büyük bir destek belki de işin rengini değiştirecekti.

Sporu sadece futbola indirgeyerek, böylesine önemli bir felsefeye sahip spor branşının, maalesef ikinci plana atılmaya devam edilmekte olduğunu da gözlemlediğimizi söylemek gerek.

Biz Avrupa’da ülkemizin başarılı olması adına gerekirse rakip takımı desteklemeyi bir görev biliriz. Çünkü bizim hemşehrimiz kazanırsa, şehrimiz kazanır. Ülkemiz kazanır, biz kazanırız.

Şimdi gelin, Karşıyakamızın şerefli tarihinden kesitleri tarihi belgeleri ile ortaya koyalım. Ortaya koyalım ki bu şehrin spor tarihinde, kulübümüzün kuruluş amaçlarından olan egemenliğin millete ait olduğunu ve ilklerin kulübü olmanın kolay olmadığını herkese anlatalım.

Karşıyaka Erkek Basketbol takımımız belki şampiyon olamadı ama bu yaşadıklarımız bu şehir için bir ilkti.

Nitekim şairin dediği gibi; “galiptir bu yolda mağlup.” Ufuk hoca ve basketbolcularımızın ellerine, emeklerine sağlık.

 

Kaf Sin Kaf tarihine dönersek, 1922 Teşrinievvelinde(Ekim) kulübümüz büyükleri tarafından yeniden kurulan Karşıyaka Gençler Birliği’nin 1924 yılında zorlu bir sene geçirdiğini yaptığımız araştırmalarda ortaya çıkarmaya devam ediyoruz.

Bu araştırmaları, hazırladığımız “Kaf Sin Kaf Tarihinin Bilinmeyenleri” isimli kitabımızda geniş şekilde aktaracağız nasip olursa.

Bu yaşanan zorluklar yeni kurulan bir ülkenin spor hayatı açısından bakılırsa daha anlaşılabilir konular.

O tarihte de tıpkı günümüzdeki gibi kulüpçülük, taraftarlık hat safhada, adalet anlayışı zayıf, sporun asıl amacı olan kardeşlik, sağlıklı yaşam, ahlak gibi olgular ikinci planda kalıyordu.

İşte böyle bir ortamda yapılmaya çalışılan kuruculuk rolü, Karşıyaka gençlerinin ruhunda mevcuttu.

15 Haziran 1924 tarihinde toplanan aralarında Cemal Ahmed Umar, Refik Çullu gibi kurucularımızın olduğu Karşıyaka Gençler Birliği üyeleri, İzmir eşrafından spor ve sporcuya destek olacak kişileri toplayarak bir deniz müsabakaları düzenlemek istemişlerdi.

Destek veren bir çok İzmirli Müslüman ve gayrı müslim dostlarımız, düzenleme heyeti adında bir ekiple, Türkler tarafından ilk kez gerçekleşecek yarışları organize ettiler.

Aralarında Alaiyeli Mahmud bey, Sapancalı Baki bey, Fescizade Ziya bey, Mösyö Yantis, Herbert Whithall gibi İzmir’in önde gelenleri tarafından desteklenen organizasyon maalesef gerçekleşmedi.

Gerçekleşmeme nedenini ise şehirde ve spor hayatında yaşanan bazı gelişmeler olduğunu şimdilik kısaca belirtebiliriz. Hayırlısıyla kitabımızda kaynakları ile anlatacağız.

Ağustos ayında yapılması planlanan organizasyon, Ekim ayı sonunda, düşük katılımla, İdare-i Hususiye-yi Vilayet(İl Özel İdaresi) namına yine Karşıyaka sahilinde düzenlendi. Bunu da küçük bir not olarak bırakalım.

 

1924 YILINDA İZMİR’DE İLK KEZ DÜZENLENECEK DENİZ MÜSABAKA VE EĞLENCELERİ

 

Haber küpüründe bahsi geçen Fahrettin Paşa caddesini anlamlı kılan bir haritayı Sayın Prof.Dr. Yavuz Çorapçıoğlu hocamız sağolsun katkı yaptılar.

Yarış yapılacak alanı az çok tanımlarsak günümüzde Cemal Gürsel caddesi olarak geçen caddedir.

Okuduğumuz ilk gazete küpünü sadeleştirirsek, İzmir’in ileri gelenleri çeşitli heyetler çerçevesinde memleketimizde şimdiye kadar ihmal edilen deniz sporlarını canlandırmak için yarışları düzenlemek üzere toplanıyorlar.

 

Deniz müsabakaları

Karşıyaka Gençler Birliği tarafından yakında Karşıyaka sahilinde vâsi mikyasta(geniş ölçüde) bir deniz müsabaka ve eğlenceleri tertip edileceğini istihbar ettik(haber aldık).

Memleketimizde şimdiye kadar ihmal edilen deniz sporlarını canlandırmak hususunda Karşıyaka gençlerinin vakayı teşebbüslerini(girişimlerini) takdir eder, muvaffakiyetlerini(başarılarını) temenni eyleriz.

Deniz müsabaka ve eğlenceleri

Karşıyaka Gençler Birliği’nin İstihzârâtı(Hazırlığı)

 

Geçenlerde istihzâr eylediğimiz (hazırlığını bildirdiğimiz) veçhile Karşıyaka Gençler Birliği tarafından Karşıyaka’da Fahreddin Paşa sahilinde(günümüzde muhtemelen yelken tesisleri) 21 Ağustos’ta vâsi(geniş) bir tarzda sandal yarışı ve deniz müsabaka ve eğlenceleri tertip edilmektedir.

Gençler Birliği, bu maksatla şehrimiz eşraf ve ekabirinden(ileri gelenlerinden) bir çok zevatı 15 Haziran’da içtimaya(toplanmaya) davet ile lazım gelen esâsâtı(esasları)ihzar eylemiş(hazırlamış) med’uv (davet edilmiş) zevat(kişiler) miyanından (arasından) heyet-i tertibiye(tertip eden heyet) ve heyet-i faalilerle(faaliyetlerden sorumlu heyet) bilet satışı heyetleri tefrik ederek(ayırarak) hemen faaliyete mübaşeret eylemiştir(başlamıştır).

Heyet-i Tertibiye(Düzenleme heyeti) zevattan mürekkebdir(kurulmuştur):

Esbak(önceki) gümrük müdürü  Agah bey, Alaiyeli Mahmud bey, Sapancalı Baki bey, Fescizade Ziya bey, Mösyö Yantis, Mösyö Antuan İsaverdens, Mösyö Alemdor Adanduya, Mösyö Tedi Aliyoni ve Herbert Whithall.

Ayrıca biletleri satmak üzere de Cemal(Ahmed Umar), Nihad, Refik(Çullu), Şevket beylerle Mösyö Yantis, Mösyö Geminli ve Avundukzade Hamdi beylerden mürekkeb(kurulmuş) bir heyet tefrik edilmiştir(seçilmiştir).

Ve üç yüz adedi mevki mahsus(özel yer) olmak üzere beş lira ve (1000) birinci mevki için ikişer lira, ve (2000) adet ikinci mevki için bir lira olmak üzere cemi(tamamı) (3300) adet bilet tab edilecektir(basılacaktır).

1-     İki çifte bir takalar

       2 ve 3-  Yelkenli İzmir Pasaport Kayıkları

       4-    İki çifte futalar

       5-    Ganbot kayıkları

       6-    Ganbot filikaları

       7-    Gümrük trateleri yelkenli

       8-    Körfez vapurları filikaları

       9-    Yüzme sürat koşusu

      10-   Yüzme sürat koşusu amatörler için

      11-   Mukavemet koşusu

      12-   Mukavemet koşusu amatörler için

      13-   Ördek müsabakası

      14-   Tekne müsabakası

 

Amatörler müracat ettiği takdirde işbu program tebdil edilecektir.

 

Müsabaka ve eğlencelerin şimdiye kadar İzmir’de meseli nâmesbuk(örneği hiç olmamış) bir şekilde olabilmesi için Gençler Birliği bütün gayretini sarf etmekte olduğu gibi muvaffak(başarılı) olabilmek için de bütün halk toplanmaktadır.

 

İstanbul’a kotra ve kayıklar ısmarlanmış ve yarış mahalinin sureti tefrik ve tezyini(düzenlenmesi) haritalar üzerinde tespit edilmektedir.

 

Şimdiye kadar şehrimizde ecnebilerin delaletiyle(aracılığıyla) yapılan bu gibi  yarışların bu sene Gençler Birliği tarafından muvafakiyetle yapılacağını temenni ederiz. Bu husuta alacağımız malumatı yazacağız.

 

21 Ağustos 1924 tarihinde düzenlenmesi planlanan yarışlar için Karşıyaka Gençler Birliği çeşitli egzersizler yapmak üzere halkı Karşıyaka sahiline davet için dönem gazetelerine davet ilanları vermekteydi.

 

Dönem haberlerinden birinde şöyle bahsediyor;

 

Deniz müsabakalarına hazırlık

 

Karşıyaka Gençler Birliği’nin Karşıyaka – İzmir arasında gidip-gelme, yüzme müsabakaları tertip ettiğini evvelce yazmıştık.

Kursa iştirak etmek isteyenler arasında dün egzersiz müsabakaları yapılmıştır. Müsabakalardan yalnız kırk yaşlarındaki Rodoslu Edhem efendi Karşıyaka’dan İzmir’e kadar yüzerek gidip gelmeye muvaffak olmuş….

Edhem efendi evvelce yapılan müsabakalarda ikinci gelerek madalya almıştı…

 

 

Bu araştırmamız ile Karşıyakalıların, İzmir’de Türkler tarafından düzenlenen gayrıresmi ilk deniz müsabakalarını planlayan ekip olduğunu, ilk yüzücülerinden birisi olan Rodoslu Edhem efendinin varlığı ile de yüzme sporunun yine bir Karşıyakalı tarafından madalyalı olarak 1924 yılında var olduğunu Karşıyaka tarihine not olarak bırakıyorum.

 

İzmir’de yelken sporunun tam anlamıyla gelişimi 1930’larda ve resmen Sadi İplikçi, Arif Erzeybek, Münir Birsel, Zühtü Işıl, Suat Yurtkoru, Tahir Meleksoy, Haldun Akbulut, Azmi-Cezmi Zallak, M.Ali Yelkenbiçer, Kemal Şaykan, Niyazi Tusder, Refik Çullu gibi Karşıyakalılar ile İzmir Yelken Sporunun Karşıyaka’da başlangıcının öncüleri olduğu bilinmektedir.

 

Yüzme’de ise yine kulübümüz sporcularından Alp Arslan ve Rasim beyler resmen Türkiye rekorları sahipleridir. Hatta Alp Arslan bey, 1934 yılında Sovyetler Birliği’nde ilk kez düzenlenen Uluslararası müsabakalarda ilk kez milli formayı giymişti.

 

Sonuç olarak Karşıyaka Spor Kulübü ilklerin kulübüdür. Böylesine bir kulübün taraftarları olarak verilecek mücadelenin sportif başarılardan çok daha önemli olduğunun, bu kulübün geleceğini kurtaracak şeyin sportif başarıdan ziyade, tüm branşlarda profesyonel şekilde sporcular yetiştirmek, tesisleşme ve devamlı gelir getirecek Zübeyde Hanım stadı olduğunu da aktaralım.

 

Herkese sağlıklı ve güzel geçecek bir Ramazan Bayramı ve 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dilerim.

 

İyi ki varsın Kaf Sin Kaf…

 

Araştırmacı: Bedri Cumhur Doğu





 

 

KARŞIYAKA İDMAN OCAĞI – KARŞIYAKA’NIN GENÇLERİ

Karşıyaka Nostalji sayfamızda bu ay yine karanlıkları aydınlatmaya çalışacağız. KafSinKaf’ın kuruluş aşamasında büyük önemi olan ve büyük değer katmış olan Karşıyaka İdman Ocağı ve İdman Ocağı’mızın organize etmiş olduğu spor bayramını, Eskişehir’de düzenlenecek 1924 Paris Olimpiyatları seçmeleri için İzmir şehrini nasıl ayağa kaldırdığını anlatacağız. Dönem gazetelerinde Omiros Tarlası hakkında yine ilk defa “tarla” olarak bahsediliyor bunu da tarihe not olarak düşeceğiz. O dönem de sahamız düzgün değil, kurucularımızdan Karşıyaka belediye başkanı Fikri Altay’dan sahanın yapımı için destek bekleniyor. Keyifli okumalar.




Karşıyaka Spor Kulübü tarihinin bilinmeyenleri, tüm kaynakları ve belgeleri ile, ilk kez aktaracağımız bir eser hazırlamak için çalışmaları başlattık. Öncelikle, amatör bir ruhla yapacağımız bu çalışma süresince, eserimize her türlü desteği veren Karşıyaka Haber Gazetesi ailesine teşekkürlerim sunuyorum.  

Karşıyaka Spor Kulübü tarihine baktığımızda, sportif anlamda 1912’de Türk gençlerinin İzmir’de, adaletsizlik ve işgale karşı oluşumlarda, genellikle Karşıyaka gençlerinin ön plana çıktığını görüyoruz.


Karşıyaka Spor Kulübü tarihini üç döneme ayırır isek;

İlk dönem, Süreyya bey, Râşid bey, Zühtü bey, Örnekköylü Hüseyin bey, Çakır Kemal beyler gibi gençlerin oluşturduğu kulübümüzün “zeytin fidanı” nın dikildiği dönem.

Karşıyaka Türk Mümarese-i Bedeniyye Terakki Kulübü adında filizleniyordu.

İkinci dönem ise 9 Eylül 1922 İzmir’in Kurtuluşu sonrası tüm Türkiye’de ve İzmir’de başlatılan spor hareketleri ve gençliğin spora yönelişi sonucu Karşıyaka’da kurulan iki kulüp… 


Bu kulüplerden ilki Karşıyaka Gençler Birliği namında kurulup, 1912’de zeytin fidanını diken kurucularımızın oluşturduğu, Kurtuluş sonrası kurucu kadrolarımız tarafından İzmir’de yeniden kurulan Karşıyaka Gençler Birliği’dir.  

İkinci kulübümüz ise Karşıyaka İdman Ocağı namında kurulup, ibtidai okullarda okuyan yani ilköğretim seviyesindeki çocuk ve gençlerin kurduğu bu kulüp, 1927 sezonu sonuna kadar İzmir Mıntıkasında(liglerinde) yer alıyordu.

Oyuncularının çoğu 1925 yılında Karşıyaka Spor Kulübü adını almış olan Karşıyaka Gençler Birliği kulübüne geçiyordu. Hepsi beraber Karşıyaka Spor Kulübü’nü oluşturuyordu. Bu dönem ise üçüncü dönemi oluşturuyordu.

Yani Gençler Birliği’nin kurucu futbolcuları Vahyi bey, Nevzad bey, Halil ağabey, İsmail bey, Saim bey, Kenan bey, Malik bey gibi büyüklerin yanında, Ziya bey, Mithat bey, Faik bey gibi küçükler de sahaya çıkmaya başlıyordu.

Bu makalemizde kıymetli Karşıyakalılara ve İzmir sporunu seven, yeni bilgiler öğrenmek isteyen okuyuculara Karşıyaka İdman Ocağı kulübümüzün oragnizasyonu bir turnuvadan bahsedeceğim.




KARŞIYAKA İDMAN OCAĞI VE MERHUM “KERESTECİ” ZİYA

Karşıyaka İdman Ocağı; İzmir spor tarihinde, 1924 senesi başlarında çok önemli bir rol üstleniyordu. İzmir’de 1923 sonları 1924 başlarında resmi olmayan yeni kulüpler kuruluyordu.

Özellikle şehrin merkezi konumundaki İkiçeşmelik, Eşrefpaşa’da  Altınay , Hilal Terbiye-i Bedeniyye, İkiçeşmelik Yıldız, Sakarya gibi kulüpler kurulmuştu.

İdman Ocağı ise, yeni kurulan bir devletin gençlerinin ve çocuklarının spora yönelmesinde, semtimizde bir çatı rolü üstleniyordu.

Karşıyaka Spor Kulübü’nün 1935’lere kadar iskeletini bu gençlerin oluşturduklarını evvela burada belirtelim.

Bu gençlerden en önemlilerinden birisi ise, Keresteci lakabı ile bilinen merhum Ziya Köknar beydir.

Ziya bey, İdman Ocağı’nın kurucu futbolcularından olması yanı sıra, İzmir’de ilk kez kurulan Harley Davidson Motor kulüplerinin kurucusudur.
Ziya bey, 1925 sonrası ise Karşıyaka Spor Kulübü Merhum Râşid takımlarında görev almaya başlamıştı. 1930’lara kadar kulübümüzde görev yapmıştı.

Gelelim 1924 yılında Karşıyaka İdman Ocağı’nın organize ettiği spor bayramına ve önemine.

İkiçeşmelik’te kurulan Yıldız Spor Kulübü 1924 başlarında henüz kurulmuştu. Genel Kaptanları(katip-i umumi) Sıdki bey ile İdman Ocağı yöneticileri şehirde şimdiye kadar hiç olmamış bir dayanışmayı ve birlikteliği ortaya koymak için, hem de Altay , Altınordu, Karşıyaka Gençler Birliği gibi büyükleri varken, bir spor bayramı/turnuva tertip ettiler.

Karşıyaka İdman Ocağı fitilin ateşini yaktı ve İkiçeşmelik Yıldız Spor Kulübü’de bu dayanışmayı göstermek için destekledi.

İKİÇEŞMELİK YILDIZ KULÜBÜ VE OMİROS TARLASI

İkiçeşmelik Yıldız Spor kafilesi bir öğle vapuruyla “Karşı” Yaka’ya geçtiler ve Osmanpaşa Camii yanındaki “TARLA”da bir maç düzenlediler.

Burada “tarla” yazısını özellikle büyük harflerle yazdım.

Karşıyaka tarihini değiştirdiğimiz, yeni keşfettiğimiz gazete küpürlerinde 1914 sonunda burasının adı “Osmanpaşa Camii yanındaki meydanlık” olarak geçiyordu.

Tabi o dönem camiamızın çok bilenleri “burada tarla falan yok” demişlerdi.

Ancak görüyoruz ki burada bir “TARLA” varmış.

Hatta bu tarlanın gençlerin spor yapmasına daha fazla imkan sağlaması açısından kurucularımızdan Belediye Başkanı Fikri (Altay) bey tarafından yenilenmesi dönemin gazetecisi Karşıyakalı Hafız bey tarafından istenmiş.

Bu Karşıyaka tarihi için çok önemli keşifler. Hazırladığımız kitabımızda kaynakları ile aktaracağımız bu bilgi ve belgeler, Karşıyaka tarihi ile ilgili bu detaylar, bu sütunlarda tarihe not olarak düşülsün istiyorum.

Karşıyaka İdman Ocağı’na dönersek, organize edilen turnuvada, sadece futbol değil Atletizm sporcuları çoğunluklu bir turnuva ile yani tüm İzmir sporcuları davet edilmişti.

Turnuvanın enteresan tarafı ise; 1924 yılında Paris’te düzenlenecek Olimpiyatlara katılacak Atletlerin seçimi, bu turnuvada oluyordu.

Karşıyaka İdman Ocağı’nın Punta İdman Sahası(Alsancak Stadı)nda düzenlemiş olduğu turnuvada, 1924 Paris Olimpiyatları kafilesinde tek İzmir’li atlet Altınordu’lu Said (Odyak) bey bu turnuva sonucunda seçilmiştir.

Bunların dışında turnuvada futbol maçları da olacaktı.

İzmir’in köklü İtalyan takımlarından Garibaldi, İkiçeşmelik Yıldız Spor Kulübü ve Hilal Terbiye-i Bedeniyye Kulübü arasında olacaktı.

Turnuva sonunda hasılat, giderlerin düşülmesiyle beraber iki kardeş kulüp tarafından paylaşılıyordu.

Sizleri dönemin basın yayın organlarında aktarılan şekilde, transkripsiyonu sadeleştirerek aktarıyorum.

Keyifli okumalar.

 



KARŞIYAKA’DA SAMİMİ BİR GÜN

Bu Cuma Karşıyaka müstesna bir gün geçirdi.

Malumdur ki kulüplerin nizamnamelerinde Maksad-ı Teşkil(Kuruluş amacı) gençlerin aralarındaki tesanüd-i  takviye(dayanışmaya destek) diye bir madde konulur. İşte ben bu maddeyi fevkalade faal ki bu Cuma müşahade ettim.

Hem öyle bir tesanüd(dayanışma)ki şimdiye kadar hiç iki kulüp birbirlerine izhar etmemişlerdir.(belli etmemişlerdir.)

İkiçeşmelik Yıldız Spor Kulübü, İdman Ocağı’nın davetine icabet ederek öğle vapuruyla müctemâi(derli-toplu şekilde) teşrif ettiler.

Ve İdman Ocağı kardeşleriyle Karşıyaka’da Osmanpaşa Camii civarındaki  (TARLA)’da saat  bir buçukta, İdman Ocağı’ndan Mustafa bey’in hakemliğiyle oyuna başladılar.

Her iki takım hakkında takdirat ve sitayişleri (başarı ve övgülere) sahib-i ihtisaslara(uzmanlık sahibi olan kişilere) tebrik eder yalnız şu kadar diyebilirim ki : Her iki kulübün yeni yetişmiş mübtedi(ilkokul talebesi)  fakat heveskar oyuncularından istikbal için ümidler beslenebilir.

Oyun bire karşı bir sayı ile müsavi (berabere,eşit) kalındı.

Umum(Genellikle) Yıldız Spor Kulübü oyuncuları bilhassa(özellikle) katip-i umumileri(genel kaptanları) Sıdkı bey’den gördüğümüz samimiyete teşekkür ederiz ve sözlerime nihayet vermeden evvel Karşıyaka gençlerinin hamisi (gözeteni, kollayanı) ve her fırsat düştükçe lütfunu esirgemeyen Belediye reisi muhterem Fikri bey efendi’den gençlere lazım olan bir fenni(sağlıklı) sahanın teminini gençlik namına rica ederim.

Karşıyaka’lı Hafız.(Gazeteci-yazar)

 

KARŞIYAKA İDMAN OCAĞI - GARİBALDİ

Önümüzdeki Cuma günü Karşıyaka İdman Ocağı bir spor bayramı tertip etmiştir. Atletik müsabakalar, bahriye ve halat çekişmesi ile İdman Ocağı – Garibaldi futbol maçı da vardır. Sporculara iyi bir gün hazırladıklarından İdman Ocağı heyet-i idaresini tebrik ederim.

Eskişehir’e Gidecek Sporcular 

Cuma günü saat: 

13:00 – 1500 metre mukavemet koşusu

13:20 – İrtifai Uzun atlama

14:00 – Disk atma

14:30 – 100 Metre Sürat Koşusu

15:00 – Gülle atma

15:30 – 400 Metre Sürat / Mukavemet koşusu 

 

Pazar günü saat:

13:00 – 400 Metre Koşusu

13:15 – Üç Adım Uzun Atlama 

13:40 – 1500 Metre Mukavemet Koşusu

14:00 – Uzun Atlama

14:30 – 200 Metre Sürat Koşusu

15:00 – İzmir Muhtelit Bayrak Takımı Tecriyesi 

15:30 – Muhtelit takımı egzersizi 

 

Bu Cuma günü Karşıyaka İdman Ocağı’nın ve Yıldız Spor Kulübü’nün tertip ettiği iyi bir programla cereyan edecek müsamere, İzmir sporcularının tefrikinde amil(seçiminde ayırt edici) olacaktır.

Müsamere(turnuva), mıntıkadan tayin olunan azalarla(üyelerle), İdman Ocağı heyet-i tertibiyesi(hazırlayan heyet) tarafından  itina ile tanzim olunmuştur(düzenlenmiştir).

İdman Ocağı – Garibaldi futbol müsabakası heyecanla takibe layıktır.

Dünkü nüshamızda Garibaldi’nin tekzibine rağmen müsabakanın olacağı muhakkaktır. Bundan sonra Yıldız – Hilal Birinci Futbol Takımları çarpışacaklardır. 

 

Bu Cuma günü Karşıyaka İdman Ocağı ve Yıldız Spor Kulübü’nün müştereken(ortaklaşa) tertib ettikleri(düzenledikleri) müsabakalar Eskişehir için tefrik olunacak(seçilecek) atletleri de az çok herkesin gözü önüne koyacaktır.

Bu nokta-yı nazardan(görüşe göre) yarışlar fazla bir ehemmiyete haizdir(önemlidir).

Fakat saha yarışlara pek müsait değildi. 

100 metre sürat yarışında birinci 14 saniye elde etti. Çok fena… 

400 metre ne ölçülmüştü ne de kronometre tutuldu.  Uzun atlama 0,65 metre gibi gayrı kâfi(yeterli olmayan) bir derecede, irtifai atlama(yüksek atlama) yarıda kaldı. 

Yegane(tek) muntazam yarış 1500 metre oldu.

Birinci Altınordu’dan Sait bey, ikinci Altay’dan Sami beyler. İkisi de hakiki ve temiz koştular. Elde edilen rekor iyidir. 

 

İdman Ocağı – Garibaldi 

Maç hararetle devam etti. Garibaldi’nin solu, İdman Ocağı’nın müdafisinin(defansının) solu mükemmeldi. İdman Ocağı bu defa kuvvetli ve mütesanid(dayanıklı) görünüyordu. 

Garibaldi ise eski gücünde değil, daha zayıf olarak müsabakaya giriyordu. İdman Ocağı’nın akınları şedid(şiddetli), Garibaldi’nin tehlikeli idi. 

Birinci partide İdman Ocağı’nın bir golüne mukabil(karşılık) beraberliği temin etmek üzere Garibaldi’nin bütün gayreti akimdi(neticesizdi). 

Yalnız oyunun son dakikasında İdman Ocağı aleyhine penaltı cezası verildi. Ve cezanın vuruşu gole tahvil edince(dönüşünce) oyun beraberlikle nihayetlendi. 

Yıldız – Hilal maçını ise Yıldız takımı penaltıdan bulduğu bir gol ile kazanıyordu. 

MÜSAMERE NETİCESİ

Geçen hafta Cuma günü Karşıyaka İdman Ocağı ile İkiçeşmelik Yıldız Kulübleri menfaatine Punta’da İdman meydanında verilen müsamereden 9460 kuruş hasılat olmuş, 3421 kuruşu masraf ve hediyelere, sarf edilerek mütebaki 6040 kuruş iki kulüp arasında taksim olunmuştur. 

Araştırmacı : Bedri Cumhur Doğu

Gazete Linki : KARŞIYAKA GENÇLERİ